Pasaklı Feriza ablanın kızı vardı; Bir içim su gibiydi, bir yürüyüşünü görseniz, yedi şiddetinde deprem oluyor sanırdınız. Güp güp güp…
Beraber saklambaç oynardık, herkesi yakalardıkta, Adaleti bulmak mümkün olmazdı… En olmadık yerlere saklanırdı, araki bulasın… Bir gün de pekmez küpünün içerisine girmişti de az kalsın boğuluverecekti… Belki de Pekmez küpünde boğulan ilklerden olacaktı Adalet… Heygidi Adalet hey… Adalet bunca güzelliğine rağmen bir kusuru vardı: ağzı yiril yiril kokardı..!

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu da Adaleti aramaya çıkmış..! Allah kolaylık versin.
Eğer Adaleti bulursa. Allah rızası için bana da haber versin! Hem ben sevinirim hem de Feriza ablam… Yalnız yürüdüğü yollarda Adaleti bulacağını hiç sanmam. Zira Adalet öyle yerlere saklanırki, ararsan bul gayri… Değil 428 kilometre yol katedipte Adaleti bulacağını sanıyorsan, hiç boşuna depik tepme, Adalet yol yürümekle bulunmaz, ortalığı bulandırmakta hiç yakışık almaz. Adaleti TBMM arasanız çok yerinde olacaktır. Eğer bu Adalet Feriza ablanın kızı Adalete benziyorsa hiçte uğraşma bulamazsın… Kuliste arasan, toplantı salonuna kaçar orda tam buldum derken oturumda bir koltuğun altına girmiştir. Bulupta ne yapacaksın Allah aşkına? Bağırmak, yorulmak nafile. Zaten ağzıda yiril yiril kokuyor… Aldanma sırma saçına, kiraz dudağına, ince beline, Adalette, Adalet arama… Gandi Gandi diyorlardı şimdi Gandi oldun! Yalnız ayağındaki, spor ayakkabı yerine terlik, elbise yerinede bizim hacda giydiğimiz ihram gibi bir kıyafet giymen şartıyla…
Partinden milletvekili olmuş sayın Enis Berberoğlu’nu sahiplenmeniz elbette görevinizdir! Sizin güvenliğinizde çok daha önemlidir. Ancak içerisinde bulunduğumuz ortamda, Allah korusun provakatörler çıkabileceğinide hesaba katmakta yarar vardır. Gel dön geri siz Adaleti, Demokraside, Cumhuriyet ilkeleri içerisinde arayınız, bende Feriza ablanın kızı Adaleti Yozgat sorgunda arayayım!
Bulsam da ne yapayım ki, Adaletin ağzı kokuyor…

PAYLAŞ
Önceki İçerikÇankaya kadınlar için çalışıyor
Sonraki İçerikBüyükşehir, karagöl’ü elden geçiriyor
Salim Taşçı
Yozgat Sorgun’da, kargaların nohutları telef ettiğinde, güzün 18 Eylül 1945’de doğdu… 57 yıldır Ankaralı… 1962 yılında gazeteciliğe başladı. Milliyet, Tercüman, Adalet ve Tasvir’de çalıştı. 9 öyküsü sinema filmi yapıldı. Şimdi Sonsöz’de yazıyor.