Son zamanlarda ezber bozuyoruz. Özellikle siyaseten… Sorumsuz bir , dünyayı savaşa sürüklemenin eşiğinde, gelen eleştirilere tahammülü yok. Menfaat için Müslüman Araplarla kılıç dansı yapar ama Müslümanları ülkeye sokmaz.

Peki ya o dansı yapanlara ne demeli? Onlar Müslüman değiller mi?
Bu Suudlar, enteresan insanlar.
Bol entarileriyle, ortada dolaşıp dans etmeleri, her ne kadar kültürleri olsa da, İslam dininde olmayan, “din kardeşini satma ahlâkı” onlarda son derece mevcut görünüyor.
Bizim hayran olduğumuz Suudlar, tarih boyunca bizi sattı demeyeceğim zaten biliyorsunuz, son yüzyılda da kendi milletini satıp durdu.
Nesine hayranız bunların, bilmiyorum.

Güvenilmez Araplar yüzünden Katar’ın yanında durmamız ne kadar doğru bilmiyorum ama içimden de yanlış bir şeyler olduğunu tekrarlayıp duruyorum. Öyle ya adamlar yaptırımları bize doğru yöneltip, arkasından ambargolarla, bizi İran’a çevirebilirler. Yıllardır İran’a uygulanan ambargonun sebep olduğu kayıp çok büyük. Trump, para sarhoşu, Suudi kralı ise Amerika ve İsrail’e yakın olmanın her zamanki üstünlüğünü taşımak istiyor.
Her şey çok sahte ve dostlukları beş para etmez. Kılıç dansları da en kötüsü…
Al gülüm ver gülüm şeklinde daha ne kadar sürer, göreceğiz. Ama bence, kendi malına bile sahip çıkamayan Arapları zor zamanlar bekliyor…
SAHTE PİRİNÇLER…

Çinliler her şeyin sahtesini yaptığı gibi pirincin de sahtesini üretiyorlar. Pirincin bu kadar çok sevildiği ülkemizde sadece bir işle mücadele etmek ne kadar zor bilemiyorum ama en azından kendinizi kurtarmak için bazı deneyler yapabilirsiniz. Beyaz pirinci seviyorsanız çok fark edilmemesine rağmen bazı deneylerle sahte olup olmadığını anlayabilirsiniz.

Elbette devletin denetimler yapması gerekir ama “ben kendi işimi şansa bırakmam” diyorsanız, siz de mutfakta bazı deneyler yapmadan pirinci kullanmayınız.
Çok basit bir yöntemle pirinçleri suya dökersiniz ve suyun üzerinde yüzen pirinç varsa eğer sahte olduğunu anlayarak kendinizi kurtarırsınız.
Veyahut pirinçleri ezerek toz haline getirdikten sonra rengine bakarsınız. Bildiğiniz beyaz renkteyse tamamdır. Çünkü nişasta gibi, kolay buldukları ürünleri toz hale getirip üstüne plastik ilave ederek forma sokuyorlarmış.
“Sağlığımız kimlerin eline kaldı, sahtekarlık diz boyu” demek yerine tedbiri elden bırakmayalım.

PAYLAŞ
Önceki İçerikŞöhret bazen başa beladır!
Sonraki İçerikDolar 4 lira olur mu?
Rana Elik
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye'nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6'ya geçti,6 ay sonra Amerika'ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.