Ana Sayfa Politika Açlığa karşı direnmek hepimizin görevidir

Açlığa karşı direnmek hepimizin görevidir

77
PAYLAŞ

Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul’da partisinin seçim vaatlerini anlatırken, “Zulme karşı, haksızlığa karşı, yoksulluğa, açlığa karşı direnmek hepimizin görevidir, düşüncelerimizi özgürce söyleyeceğimiz bir ortamı yaratmak, herkesin inancını özgürce yerine getirebileceği bir Türkiye’yi inşa etmek hepimizin görevidir” dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin İstanbul İl Başkanlığı’nda yönetim toplantısına katıldı. İl Başkanı Murat Karayalçın’dan çalışmalarla ilgili bilgi alan Kılıçdaroğlu burada yaptığı konuşmada, hukuken sıfırlanmış bir sürecin yaşandığını belirterek, “Ahlaki değerlere sahip olmak ve onları yüceltmek istiyoruz. Hukuksuzluk, yolsuzluk, hırsızlık, adam tanımamazlık, bunların tamamını çöp sepetine atmak istiyoruz. Temiz, ahlaklı, halkına hesap veren, mal varlığını açıklamaktan korkmayan siyaset, ‘İsviçre bankalarında param var mıdır, yok mudur’ bunun telaşına kapılmayan siyaset, yoksulluğu sıfırlamış, yoksulluğu idare eden değil, bitiren bir siyaset, istediğimiz budur” dedi.
İstanbul’da 27 bin 500 seçim sandığı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Bize yönelik eleştiri, ‘neden sandıklara sahip çıkmıyorsunuz.’ Madem İstanbul’dayız, en büyük kentimizdeyiz, sandıklara sahip çıkacağız. Bizim şikayet etme lüksümüz yok. Artık oturup düşünme ve eylem zamanıdır, hareket zamanıdır. Demokrasi gidiyor, ahlaksızlık diz boyu, en kutsal değerlerimiz siyasete kurban edilmiş durumda, etnik kimlik üzerinden siyaset yapılıyor, inanç üzerinden, yaşam tarzı üzerinden siyaset yapılıyor. Buna dur demek lazım. Dur diyecek tek organ vardır onun adı da CHP’dir” diye konuştu.
Türkiye için birinci sınıf demokrasiyi istediklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Uygar ülkelerde siyasi ahlak ne kadar önemliyse bizim ülkemizde de bunlar olsun. Adı yolsuzluğa bulaşan bir siyasetçi köşesine çekilmeli, yargıya gidip hesap vermekten korkmamalı. Toplantı ve gösteri yürüyüşü bütün ülkelerde ve bizim anayasamıza göre temel bir haktır. Elimizden alınmak isteniyor. Anayasası çalışmayan, aksıya alınan, hukuku askıya alınan, TBMM’si yürütme organının arka bahçesi haline dönüşen, yargıyı siyasallaştıran bir sistem doğru bir sistem değildir. Bu sisteme karşı direnmek hepimizin görevidir, bu direnme evrensel bir haktır” dedi.
“İstanbul’da çalışacağız” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“İstanbul’da denizi göremeyen çocuklarımız, kadınlarımız var. İstanbul’da belli yerler yoksulluğun merkezi haline gelmiş durumda. İstanbul’u uygar dünya kenti haline getirmek boynumuzun borcudur. İstanbul’da 4 milyon hane var, 4 milyon haneye gireceğiz. 40 bin kadın 4 milyon eve girecek. Her evde yaşanan sorunların hem tanığı olacağız hem çözümcüsü olacağız. Onlara geleceği güvenli bir Türkiye’yi, İstanbul’u vereceğimizi vaat edeceğiz. Hiçbir ev birilerine muhtaç olmayacak. Her yoksul kesinlikle sosyal devletin koruması altında olacak. Hiçbir kişi birilerine el avuç açmayacak ve Türkiye’de hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek, bunun güvencesini vereceğiz.”
Herkese özellikle kadınlara büyük görevler düştüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, “Demokrasi ayaklarımızın altından kayıyor. Gelecek açısından ciddi kaygılar yaşıyoruz diyorsak, en büyük kaygıyı kadınların yaşadığını unutmayın” dedi. Şanlıurfa ziyareti sırasında, 9 kadının çocuklarıyla beraber 6 metrekarelik bir hastane odasında yattığını belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
“Bu manzara 21. Yüzyılın Türkiye’sinde yaşanan bir manzara. Sağlıkta devrim yaptıklarını söylüyorlardı, gitsinler Şanlıurfa’yı görsünler. Kendilerine kaçak saray yaptırırlar ama bu ülkeye hastane yaptırmıyorlar. Biz yapacağız. 12 yıllık süre verdiler bu iktidara, biz 12 yıl istemiyoruz. Türkiye’nin sorunlarını çözmek için 4 yıl istiyoruz, 4 yılda göreceksiniz çağdaş, uygar, hem içerde hem dışarda sorunları çözülmüş bir Türkiye.  Emekliler her Ramazan, her ’nda artı ikramiye alacaklar CHP iktidarında.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam