Acıya saygı göstermek Türk’ün geleneğinde var. Türk, ölen bir kimsenin ardından “lanet” okumaz. Ölen kişi eğer iyi tanınmayan birisi ise: “Allah rahmet eylesin” demez de:

“Allah taksiratını af etsin” der. Gayrimüslimin ardından “müteveffa” der, “Toprağı bol olsun” der. Ölüme sevinmek yoktur. Ölüye saygısızlık yoktur. Acının bin türlüsünü yaşamış olan milletimizin tarihten süzerek getirdiği terbiye budur.
12 Mart 2018 Pazartesi günü Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) havalanan bir özel Türk jeti İran üzerinde düştü ve 11 bayan hayatını yitirdi. Allah hepsine rahmet eylesin. Kaptan pilot Beril Gebeş, 2. Pilot Melike Kuvvet, kabin memuresi Eda Uslu ve yolcuların tamamı bayandı.

Haberlerden öğrendiğimize göre Başaran Holding’in sahibi Hüseyin Başaran’ın kızı Mina Başaran yakında evlenecekti. Son yıllarda bazı çevrelerde moda haline gelmeye başlayan “Bakârlığa Veda Partisi” düzenlemişti. Ama bunu Türkiye’de değil Birleşik Arap Emirliği’nde gerçekleştirecekti. Babası holding sahibi olunca bu da çok zor bir iş değildi. 7 arkadaşını bu eğlence partisi için davet etti ve BAE’e holdinge ait özel jet ile gittiler.
Mina Başaran’ın arkadaşlarından bir kısmı evli ve çocuk sahibi idi. Bir kısmı nişanlı idi, yakında evlenecekti. Hepsi de iş güç sahibi, hayatlarının baharında gençlerdi.
Gittiler, gönüllerince eğlendiler. Artık Türkiye’ye dönüyorlardı ki İran üzerinde Isfahan yakınlarında uçak birden irtifa kayıp etmeye başladı. Sonunda dağa çakılıp kaldı. Yolculardan ve mürettebattan kurtulan olmadı. Olay Türkiye’de duyulunca büyük bir üzüntü doğdu.

Ancak bazıları her şeye felaket penceresinden bakmayı sanki gelenek haline getirmişlerdi. Şom ağızlarını açtılar. Neymiş, “BAE’e eğlence düzenlemek için gitmişler”. Neymiş, bu eğlenceyi Türkiye’de yapsalar ne olurmuş…Vs.. Vs..
“Araplar’a para kaptırmamak” bazılarında her şeyin önünde geliyor ya! Bu gençler Fransa’ya gitmiş olsalar belki bu kadar kızmayacaklardı. Ama bunlar BAE’e, bir Arap ülkesine gitmişlerdi. 17 Ağustos Depremi sonrasında yapılan Cehennem yorumları gibi, çarpık kader anlayışını, keyfi ceza felsefesini devreye soktular.

Beyler, bayanlar, kıymetli yorumcular. Bu tür yorumlar, aileler daha cenazelerini defin etmeden yapılacak yorumlar değil. Bu yorumlar cenazeye saygısızlık, cenaze sahibine saygısızlık. İstediğiniz yorumu, istediğiniz gibi yapabilirsiniz.
Ama şimdi zamanı değil. Şimdi acıya saygı zamanı. Türk terbiyesi bunu gerektiriyor. İslâm ahlakı bunu gerektiriyor. Eğer biliyorsanız.