Ana Sayfa Yazarlar AB’ne hayır diyenler yanılıyorlar

AB’ne hayır diyenler yanılıyorlar

68
PAYLAŞ

İngiltere’nin AB’nden ayrılmak yönünde aldığı karar, ülkemizde de hayli yankı bulmuştur.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan da dâhil olmak üzere, 53 yıldır tam üye olmaya çaba gösterilmiş olan AB’nin bitmekte olduğu, AB’nin bundan böyle eski gücünün kalmayacağı, hatta artık Türkiye’nin onurlu davranıp üyelik talebini geri çekmesi gerektiği gibi görüşler çok yaygın olarak ifade edilmektedir.

AB-Türkiye ilişkilerinin, iki tarafça da samimiyetten uzak, sadece günün kurtarılmasının hedeflendiği bir ilişkiler manzumesi teşkil ettiğini birkaç kere bu köşeden ifade ettim.

Ancak tam üyeliğe yönelik hedefimizden vazgeçilmesini asla savunmadım. Ayrıca, AB’nin hukuki kurallar bütününü oluşturan ‘Aquis’nin, müzakerelerin seyri nasıl giderse gitsin iç hukukumuza yerleştirilmesi için çaba gösterilmesini dahi önerdim.

Bunun nedeni, ülkemizde demokrasinin geliştirilmesi, insan hakları, ifade ve düşünce özgürlüğü ile ekonomik kalkınma açılarından AB’nde mevcut kuralların uygulanması ile birlikte ülkemizin daha çağdaş bir noktaya taşınabileceğine yönelik inancımdır.

Şimdi sevgili okurlar, elinizi vicdanınıza koyarak cevap veriniz: şimdiki Siyasi Partiler Yasası’ndan memnun musunuz?

Ya Seçim Yasası’ndan? Kamuda şeffaflık gerçekten var mıdır? İhale Yasası’nın neredeyse her ay değiştirilmesi, eğitimde çağdaş anlayışın terkedilmesi hoşunuza gidiyor mu? Yargı’nın durumu sizce normal mi? Ya iç terörden? Mutlu bir azınlık haricinde ülkemizin geleceğinin daha iyi olacağına inananlardan mısınız?
Yukarıdaki soruların hepsine birden evet cevabı verenlerdenseniz zaten bu satırları okumanıza gerek yok!

Unutulmasın ki ben de dâhil birçok kişi, AB üyeliğini, katılınması gereken bir kulüp olarak değil, temsil ettiği değerlerin ve oluşturduğu kuralların ülkemizde hâkim kılınarak daha medeni ve daha zengin bir Türkiye’nin yaratılmasında bir araç olarak görmektedir.

Yani kısacası AB üyeliği perspektifi, gelişmiş bir Türkiye’nin sağlanmasında bir tür havuçtur!

Öte yandan, aramızda gümrük birliği bulunan ve dış ticaretimizin %40’tan fazlasını gerçekleştirdiğimiz AB’nin siyasi hedefleriyle uyumlu olmaya pek de ihtiyacımızın bulunmadığı söylenebilir.
Hamasi bir şekilde ‘onurlu davranmak’, ‘İslamofobi’ye geçit vermemek’ söylemleri içinde ülkemizin yönelimini Batıdan bir başka yöne doğru çevirmeye çalışanlar, elbette bir gün pişman olacaklardır!

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam