Ana Sayfa Yazarlar Amerika’ya karşı muhtarlar ile savaş

Amerika’ya karşı muhtarlar ile savaş

93
PAYLAŞ

Bakınız… Yaşım elli altı ve her gün bu memlekette olan bitene şaşırmadığım bir günüm dahi olmadı!

Son yıllarda ülkem, eskiden bölgesinde sahip olduğu saygınlığı yitirmiş, işbirliği içinde bulunduğu diğer ülkelerle artık kavgalı hale gelmiş bir durumda iken, bazı belde ve bucaklardan gelen muhtarları bugün tekrar bir araya toplayan Erdoğan, ’ne elinden geldiğince çatmış durumda.
Öncelikle şunu belirteyim ki, Cumhurbaşkanının, muhtarları bir araya getirmesine kimse ses çıkarmamalıdır. Demokrasi, herkesin diğerleriyle ve her ortamda bir iletişim içinde bulunmasını gerektirir zira.
Bununla birlikte bu tarz toplantılarda verilecek mesajların da yerinde olmasına ihtiyaç bulunduğu da bilinmelidir. Değil sadece muhtarlarla, halkın tüm temsilcileriyle yapılan temaslarda hakikaten iç politikayla ilgili gelişmelerin tartışılmasının nasıl normal karşılanması gerekli ise, dış politikanın tartışılması ancak yerine göre ve doğru iç muhataplarla yapılmalıdır. Çünkü her ülke halkı haklı olarak, günlük ekonomik telaş ve tasavvuru içinde iken dış politikayı ancak hükümetin yönlendirmesiyle takip etmektedir de ondan!
Muhakkak ki, bu toplantılarda Erdoğan Başkanlık sisteminin gerekli olduğunu anlatagelmektedir. Bu konudaki görüşlerimi içeren yazılarım arşivlerde durduğu için tekrar etmeyeceğim burada. Sonuçta bu bizim iç meselemizdir. Ancak ülkemizin başka ülkeleriyle ilişkilerini, nasıl olsa basın takip ediyordur anlayışıyla muhtarlarla paylaşmak, esasında işin ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır. Bunun da ötesinde, bu tarz toplantılarda muhtarlar da mevcut iktidarın siyasi söylemlerine alet edilmektedir. Toplum mühendisliği denilen bir kavramla son onüç yıldır tanışan bazı çevreler, bu tarz söylemlerin gereğini yerine getirmek konusunda tereddüt yaşamayacaklardır elbette!
Ancak bilinmeyen husus, anılan toplantılardan sonra dönen muhtarların, görev bölgelerinde yaşayan yabancı uyruklulara yaklaşımlarının ne olacağıdır.
Şimdi, yıllar içinde evlenme sebebiyle vatandaşımız haline gelmiş kadın veya erkek fark etmez, Rus, ABD veya Batılı ülkeler asıllı vatandaşlarımız, bulundukları yerlerin muhtarlıklarında acaba ne gibi güçlüklerle karşılaşacaklardır?
Karşılaşırlar ise, bu bizim ayıbımız olacağı gibi, bu vatandaşlarımızın ana vatanları, ülkemize karşı bir düşmanca bir tutumu sürdürmeyecek midir?
Ülkemiz ileri gelenlerinin, her ne denli kendilerine oy sağlasa dahi, ayırımcı ve dışlayıcı tutum ve ifadelerde bulunmalarının yanlışlığını anlatmaya çalışıyorum bu köşeden.
Ancak anlıyorum ki sesimi duyan hiç yok!

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam