ABD eli boş göndermez

0
92

Günlerdir beklenen görüşme kazasız belâsız bitti. İki tarafta derdini sıkıntısını, beklentisini anlattı. Dönüş yolunda da elimizi boş göndermediler. Çok sayıda silâh donanımlı insansız hava araca (İHA) ve 109 adet Skorsky helikopteri verdiler.

Önceden belirttik, kesin askeri alanda bir alım satım işi vardır diye. Varmış, imzanmış, Başkan Trump’un deyişiyle siparişlerin gelmesini bekleniyor. Acaba “bunu YPG’lilere silâh veriyoruz size de verelim” şeklinde okumamız mı gerekiyor. Hayır, biz bunların parasını vereceğiz, diğerlerine beleş gidiyor. Alım kararlarının da çok önceden yapıldığı belli. Ekonomik ve ticari analda da vardır bir şeyler. Eskiden bu tür görüşmelerden sonra Dünya Bankası başta olmak üzere ABD finans sektörü Türkiye’ye yüklü kredi vereceklerini açıklardı. Bu görüşmenin ayrıntıları daha çok konuşulacaktır ama dikkat çeken bazı konular var.
Birincisi şu meşhur ayak ayak üzerine atma mücadelesi olmaması. Bilinir, bu Amerikalılar nerede olsa bir ayak ayak üstüne atarlar. Biz de saygı göstermek anlamında bu yapılmaz. Ama iş Beyaz Saray oldu mu, bir de Başkan ayak ayak üstüne attı mı konuklar da aynısı yaparlar. Verilen mesaj “eşitiz” olur, bir dünya da bunların ayak tabanlarını izler. Trump’un bunu yapmaması tüm dünya liderlerini rahatlatıyor. Obama’yı hatırlayın, boyu da uzun, ayak tabanları nerdeyse kameraların içine girerdi.
Diğer bir ayrıntı da Bay Başkan hiçbir yerde ceketini iliklemiyor. Başkanlık yemin töreninde bile ceketinin önü açıktı. Yani şimdi birileri kalkıp “Tayyip Bey, Trump önünde ceketini ilikledi” filân demesinler. Yanılırlar.
Bu arada gözlerimiz First Lady’leri aradı. Emine Hanım’la Melania Hanım şöyle bir çay partisi yapmaları, karşılıklı değeri 100 doları geçmeyen tabak çanak hediye vermeleri hoş olurdu. Ama Erdoğan’ın ziyareti çalışma yemeği şeklinde plânlandığı için demek böyle bir program yapılmamış. Ayrıca kızımız İvenka’yı da görüşmelerde yer alır diye yazmıştık ama bu kadar sert yüzlü toplulukta çok göze batardı. Artık, bizim de yazdığımız gibi, Erdoğan’ın “ailecek Ankara’ya gelin” davetinde görürüz.
Bir de bu düzey görüşmelerde ABD tarafı her daim Amerikan orijinli ürünlerin Türkiye’de taklitleriyle mücadele ve ses ve görüntü ürünlerinin telif haklarının sağlanmasını isterdi. Gündem kabarık belki de bu defa sıra gelmedi bu konuya.
Anlaşılmayan bir konu da Başkanın bırakın Amerikalıları bizim memleketin bile hatırlamadığı Kore Savaşı’na katıldığımızı ve komünist yönetimli Sovyetler Birliği’ni gündeme getirmesi. Tahminen Başkana hazırlanan bilgi notunun ilk sayfasında bunlar vardır. Bu konuları da Türkiye ile geçmişte de çok işbirliği yaptık mesajını vermek için dile getirmiştir. Türkiye, Kore’de başlayan iç savaşa müdahale amacıyla kurulan çok uluslu girişime 25 Temmuz 1950’de katılma kararı aldı, beş gün sonra da NATO’ya üyelik için başvurdu. 17 Eylül günü askerlerimiz İskendurun’dan yola çıkarken NATO’ya üyelik başvurusu kabul edilmediği açıklanmıştı. Türkiye’nin NATO’ya üyeliği 1952 yılında gerçekleşti. Kore’de 724 şehit vermiştik.
Sovyetler Birliği ve komünizm daha yakın zamanda 1980’lerin sonunda yıkıldı. Öncesinde “komünistler Moskova’ya” sloganı vardı. Sovyetler Birliği dağıldı, komünizm gitti, bu slogan da tarih oldu. Şimdi Moskova’ya domates için gidiyoruz.
Erdoğan-Trump görüşmelerinin ayrıntıları yakında ortaya çıkar. İkinci buluşma 25 Mayıs’ta Brüksel’de NATO zirvesinde yapılacak. Tek fark, Erdoğan’ın AKP Genel Başkanı unvanıyla da orada bulunması olacak.

Paylaş
Önceki İçerikÖğrenmeye devam
Sonraki İçerik2 Soruna yanıt yok
İsmet Hazardağlı

1984 yılında çalışmaya başladığı gazetecilik mesleğinde, çeşitli haber ajansları, dergiler, gazeteler ve televizyon kanallarında muhabir ve üst düzey yönetici olarak görev yaptı. Sonsöz’de ekonomi yazıları ile sizlerle!