ABD’nin vize yasağı konusunda, toplumda infial, panik yaratmamak, dost ve müttefik bir ülkeye karşı düşmanca hisleri pekiştirmemek gerekçesiyle tüm yazılı, sözlü ve görsel yayına OHAL kapsamında yasak getirilmeli.

Bu da yetmez, her türlü eylem, yürüyüş, toplantı, açıklama da yasaklanmalı. Çünkü konu çok abartılıyormuş.
Vize yasağının abartıldığını söyleyen kim? Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek. Bize göre de sonuna kadar haklı. Başta medyamız, biz, günlerdir başka konu yokmuş gibi konuyu abarta abarta yazıp duruyoruz.

ABD yönetimi, “New York, Chicago, Los Angeles, sokaklarında Türkler dolaşmasın, eğitim, sağlık, iş için gelmesin” demişler, altı üstü bir vize yasağı koyulmuşlar, biz “vay efendim nasıl olur?” diye üstümüzü başımızı parçalıyoruz.
İki hafta önce, can ciğer kuzu sarması misali “hiç olmadığı kadar iyiyiz, stratejik ortak, müttefik, önemli, dost ülke” deniliyor, ardından vize yasağı ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ülkesi ve vatandaşları tüm dünyanın gözü önde küçük düşülüyor, ötekileştiriliyor, dışlanıyor, itibarsızlaştırılıyor. Sayın Şimşek haklı, niye abartıyoruz ki konuyu?

Bakan beyin abartıda haklı olduğu diğer konu, vatandaşın bu vize yasağı işlerini bilmiyor olması. Esasında bu yasaklama ABD yönetiminin günlük, rutin, sıradan işleri arasında. Sabah kalkıp kahvelerini, viskilerini ellerine alıp dünya haritasını açıyorlar, “bugün hangi ülkeye vize yasağı koyalım?” diye soruyorlar, “bu defa Türkiye olsun” diyorlar. Ne var bunda? Somali, Afganistan, Irak, Sudan, Yemen, Libya, Suriye derken sıra Türkiye’ye gelmiş demek. Bu ülkelerle aynı gruba alınmayı niye abartıyoruz kİ? Şükredin; “terör ihraç eden ülkeler” grubuna sokulmadık. Böyle abartırsak bunu da yaparlar, söylemedi demeyin.
Yani vize yasağı koyuldu diye dünyanın en büyük 13. ekonomisine sahip, en yüksek büyüme oranı yakalamış 3. ülkesini durdurabilecekler mi, bu unvanları elinden alabilecekler mi? Kendileri düşünsünler “biz nerede yanlış yaptık?” diye.
Kalkmış, halen bu vize işiyle, “yok piyasalar alt üst oldu, yok lira tarihi değer kaybına uğradı, yok borsa çöktü” diyoruz. Abartmayın, piyasalar vizesiz de yaşamaya alıştı, her şey normale dönüyor.

Üstelik sanki 80 milyon vatandaş, vize kuyruğuna girmiş, elçiliklerin önünde yatıp kalkıyor, sıra gelmiyor, “vize vermiyorlar” diye neredeyse üzerlerine benzin döküp yakacaklar, vize binalarının demir parmaklarına tırmanıp içeriye atlayacaklar.

Gitmeyin kardeşim siz de Amerika’ya? Görmüyor musunuz, adamın biri alıyor silahı eline, onlarca insanı katlediyor, sokaklarda dakikada bir soygun oluyor, üç dakikada bir cinayet işleniyor. Tecavüz, cinsel saldırı o kadar çok ki istatistikleri bile tutulmuyor. Her an bir polis “zenciye benziyor” diye sizi öldürebilir, kasırgada, fırtına da canınızdan olabilirsiniz.

İşin bu yönünü düşünün; vize yasağı ile adamlar bize ne kadar önem verdiklerini gösteriyorlar, “gelmeyin, can ve mal güvenliğinizi koruyamayız, sevildiğinizi bilin diyorlar, siz bir yasaktır tutturmuş gidiyorsunuz, abartıkca abartıyorsunuz.
Bu nedenle Şimşek haklı diyoruz. Bırakalım bu abartılı vize yasağını, işimize gücümüze bakalım. Dikkatlerimizi motorlu taşıtlar, emlak, özel tüketim vergilerine, üniversiteye, liseye giriş sınavlarına, müftülerin, imamların nikah kıyma işlerine verelim ve lütfen, mümkünse bu konuları da abartmayalım.