Siz öyle kayakçı kavgasına dönen ilişkilere bakmayın. Avrupa Birliği ile siyasi ilişkiler, aday üyeliği askıya alma düzeyine gelse de ekonomik ve ticari ilişkiler tam gaz devam ediyor.

Rakamlar AB’nin öyle kolay kolay gözden çıkaramayacağını gösteriyor. Türkiye, AB’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında 5., en fazla ithalat yaptığı ülkeler arasında da 6. sırada yer alıyor. Bu yılın Ocak-Mayıs döneminde AB, Türkiye’den hem ithalatı hem de ihracatını artırdı.

Eurostat’ı verilerine göre, AB’nin Türkiye yaptığı dış ticaret önemli ölçüde artmış. Bu yılın Ocak-Mayıs döneminde AB’nin Türkiye’ye yaptığı ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3.3 oranında parasal olarak da bir milyar euro artışla 33.6 milyar euro olarak gerçekleşti. Aynı dönemlerde ithalat da 1.5 milyar euro, yüzde 5.4 oranında artarak 28.1 milyar eurodan 29.6 milyar euroya çıktı. Bu rakamlarla, yine aynı dönemlerde Türkiye aleyhine yüzde 4.4 olan dış ticaret açığı yüzde 4’e geriledi.
Aynı dönemde, AB’nin Rusya’dan sonra oran olarak ithalatını en artırdığı ülkenin Türkiye olması ekonomik ve ticari ilişkilerin daha da derinleştiğini ortaya koyuyor.
Şunu da hatırlatalım, AB ile ciddi kriz dönemlerinde gündeme gelen serbest ticaret anlaşmasının gözden geçirileceği, 1996 yılından buyana yürürlükte olan bu anlaşmanın Türkiye aleyhine olduğu söylenir durulur. Bu yılın başlarında da benzeri açıklamalar yapılmış, anlaşmanın revize edileceği açıklanmıştı. Avrupa Parlâmentosu’nun ”askıya alma” tavsiye kararıyla bu konudaki görüşmeleri ötelemiş gibi duruyor.

Yukarıdaki son verilere göre iki taraf arasındaki dış ticaret açığı 4 milyar euro düzeyinde ve aynı dönem itibarıyla 500 milyon Euro azalmış durumda.
AB’ye ihracatta en önemli kalem otomobil oluşturuyor. Sözkonusu serbest ticaret anlamasında bazı revizeler bu açığın azalmasına neden olabilir. Ama öncelikle siyasi ilişkilerin normalleşmesi gerekiyor. Ayrıca AB turistlerini geri getirebilirsek dış ödemeler dengelenebilir.