TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
23 Nisan 1920 – 16 Nisan 2017

Hiç yorum yapmadan Mustafa Kemal Atatürk’ün muhteşem sözlerini Pazar günü sandığa gidecek vatandaşlarımın dikkatine sunuyorum.
1920: “Tarihimizi tetkik ediniz. Türk’ün çektiği bütün felâketler, maruz kaldığı tehlikeler ve musibetler hep kendi öz benliğini, millî varlığını ihmâl ederek nereden geldikleri ve ne oldukları, hangi nesle mensup bulundukları belirsiz bir takım kimseleri kendilerine reis tanıyarak onların şuursuz bir vasıtası olmak mevkiine düşmüş olmasındandır.”
1920: “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bütün programlarının umdesi şu iki esastır: İstiklâl-i tam… Kayıtsız şartsız millî hâkimiyet!”
1920: Gazeteci Yunus Nadi Bey’in ”Her kerameti Meclisten beklemek niyetinde miyiz? diye sorması üzerine, Mustafa Kemal’in verdiği cevap şu olmuştur:
”Ben her kerameti Meclisten bekleyenlerdenim. Bir devreye yetiştik ki onda her iş meşru olmalıdır. Millet işleri de ancak millî kararlara istinad etmekle, milletin hissiyat-ı umumiyesine tercüman olmakla hâsıldır.
1920: Milletimiz çok büyüktür. Hiç korkmayalım. O, esaret ve zillet kabul etmez. Fakat onu bir araya toplamak ve kendisine ‘Ey Millet, sen esaret ve zillet kabul eder misin?’ diye sormak lâzımdır. Ben, milletin vereceği cevabı biliyorum… Bizim bildiğimiz hakikatler milletçe de tamamen malûm olunca, onun kararlar bahsinde de bizim gibi düşüneceği neden kabul edilmemelidir? Ben, bilâkis milletin bu hususta daha salim, daha kat’i kararlar vereceğine kaniim.”
1920: “İşittim ki, bazı arkadaşlar yoksulluğumuzu bahane ederek memleketlerine dönmek istiyorlarmış. Ben kimseyi zorla milli meclise davet etmedim. Herkes kararında özgürdür, bunlara başkaları da katılabilirler. Ben bu mukaddes davaya inanmış bir insan sıfatı ile buradan bir yere gitmemeye karar verdim. Hatta hepiniz gidebilirsiniz. Asker Mustafa Kemal mavzerini eline alır, fişeklerini göğsüne dizer, bir eline de bayrağını alır, bu şekilde Elmadağ’ına çıkar, orada tek kurşunum kalana kadar vatanı savunurum. Kurşunlarım bitince de bu aciz vücudumu bayrağıma sarar, düşman kurşunları ile yaralanır, temiz kanımı, mukaddes bayrağıma içire içire tek başıma can veririm. Ben buna and içtim!”
1921: “Her şey, Ankara Milli Meclisi’nin elindedir. Bu Meclis’in amacı, milli sınırlar içinde milli bağımsızlığı temindir. Türk milleti, bir bağımsız varlık halinde hukukunun onaylanmasından başka bir şey istememektedir.”
1921: “Millet ve memleket adına ve hesabına tek başvurulacak yer burasıdır; yani Yüksek Meclisinizdir. Bu yasal hakkı, bu milli hakkı, bu doğal hakkı hiçbir sebep ve bahane ile ve hiçbir düşünce ile hiçbir kimseye ve hiçbir kurula terk edemeyiz.”
1922: “Milletin saltanat ve hâkimiyet makamı yalnız ve ancak Türkiye Büyük Millet Meclisidir ve bu hâkimiyet makamının hükûmetine Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti derler. Bundan başka saltanat makamı, bundan başka bir hükûmet yoktur ve olamaz.”
“Amerika sistemini memleketimizde tatbik etmeyi hiç aklıma getirmedim. Sistemsiz ve kanunsuz tarzda Reisicumhurlukla başvekâleti (Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlığı) birleştirmeyi asla düşünmedim. Ve düşünecek adam olmadığım bütün milletçe malumdur zannederim.”
Kaynak: TBMM – https://www.tbmm.gov.tr/kultursanat/me_ata_soz.htm