Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği’nin düzenlediği 2. Çocuk Şenliği Türk, Suriyeli, Iraklı, Afgan ve toplamda 85 farklı ülkeden gelen çocukları bir araya getirdi.

Ülkemiz savaştan kaçan 3 buçuk milyona yakın mülteciye ev sahipliği yapıyor. Bu rakamın yaklaşık bir milyonu ise çocuk. Bir çoğu savaşın acılarını yaşamış. Çocuk dünyanın her yerinde çocuktur. Çocuğun dili, dini, ırkı, mültecisi ya da göçmeni olmaz. Çocuklar her şeyden habersiz masum varlıklardır. Bu nedenle onların temel yaşam haklarını alabilmeleri çok önemlidir. 

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği’nin (SGDD-ASAM) 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlediği ve Sertab Erener’in de sahne aldığı 2. Çocuk Şenliği, Ahlatlıbel Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirildi.

SGDD Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyanın tüm çocuklarına armağan ettiği Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda, ülkelerini terk etmek zorunda kalıp Türkiye’ye sığınan çocuklar unutmadı.

Geçen sene Türk, Suriyeli, Iraklı, Afgan ve farklı uyruklardan 1000 çocuğun katılımıyla ilki düzenlenen şenliğe bu yıl 2 bin 500’den fazla çocuğun katıldı. Dünya’da benzeri olmayan bu dev organizasyon, mülteciler ile yerel halk arasında barış, kardeşlik ve dostluk ortamının geliştirilmesine katkı sağlamayı hedefliyor.

Dünya’da en çok sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye’de, yüzde 70’i kadın ve çocuk olmak üzere Suriye, İran, Irak, Afganistan ve başka pek çok uyruktan 4 milyona yakın mülteci bulunuyor.

Savaşın korkunç yüzünü görmek zorunda kalan çocukların kayıp nesil olmaması ve gelececeklerini inşa edebilecek yetkinliğe sahip olabilmeleri, Türkiye’de yapılacak çalışmaların önemini daha çok artırıyor. Bu kapsamda çocuklar için barış ve güven ortamının oluşturulması ve topluma uyumlarının kolaylaştırılması amacıyla yapılacak faaliyetler de büyük önem taşıyor.

ÇOCUK ÇOCUKTUR, ÇOCUĞUN MÜLTECİSİ OLMAZ

Festival başlamadan önce açılış konuşmaları gerçekleştirildi.
İlk konuşmayı Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Kınıkoğlu gerçekleştirdi.

Kınıkoğlu, “2’incisini yaptığımız 23 Nisan Çocuk Şenliğine hoş geldiniz. Yüce Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan’da bizde ülkemizde bulunan Suriyeli, Iraklı, Afgan ve toplamda 85 farklı ülkeden gelen çocukları unutmadık.

Çocuklar ülkelerin geleceğidir diyoruz. Kayıp bir nesil olmasın diyoruz. Çocuk çocuktur, çocuğun mültecisi olmaz diyoruz. Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği olarak hepinizi selamlarken başta UNICEF olmak üzere Avrupa Birliği’ne bize bu alanı tahsis eden Çankaya Belediyesi’ne, Ankara Valiliğimize, Mamak ve Yenimahalle Kaymakamlıkları ve ilçe eğitim müdürlüklerimize, sayın velilerimize, hassasiyet gösteren tüm öğretmenlerimize ve dernek çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.

23 Nisan tüm dünya çocuklarına kutlu olsun.”

BENZERSİZ BİR BAYRAM

Kınıkoğlu’ndan sonra konuşma yapan Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu Türkiye temsilcisi yardımcısı Nona Zicherman, ” Bugün burada hepbirlikte Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlamak üzere bir araya gelmiş bulunmaktayız. Bu benim için büyük bir memnuniyet. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Türkiye de benzersiz bir bayram, bu bayram vesilesiyle 1920’de Türkiye’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı kutlanıyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk bugünü çocuklara armağan ederek çocukların ülkenin geleceği olduğunu vurgulamak istemiştir. Türkiye’de her 23 Nisan ulusal bir bayram olarak kutlanıyor ve yapılan törenler, şenlikler vesilesiyle ülke çapında çocuklar şarkılar söyleyerek, dans ederek bu bayramı kutluyorlar.

Aynı zamanda bugünün kutlanma biçimini benzersiz kılan bir başka yönde çocukların mecliste yönetici koltuğuna geçmesi. Bu festivali düzenleyen SGDD’ye çok teşekkür ediyorum. Aynı zamanda bu vesileyle Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’e, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Elçi Müsteşarı Simona Gatti’ye ve bugün burada bulunan herkese teşekkür ediyorum.

Bugün burada tüm çocuklarının temel haklarının korunması yolundaki çalışmalarımız kapsamında bulunuyoruz. Çocukların sağlık hizmetlerine erişim, eğitime erişim, korunma, topluma tam anlamıyla katılım, ayrımcılıktan uzak olma, şiddetten ve zulümden uzak olma haklarını korumak için çalışıyoruz.

Bu temel ilkeler UNICEF’in görevinin temelini teşkil etmektedir. Türkiye ve Dünya çapında yaptığımız çalışmaların temeli bu yöndedir.

Çocuklar ve gençler bizler için toplum ve ülke olarak başarılı olmamıza yardımcı olacaktır. Onların topluma faal katılımı teşvik edilmeli onların sesleri duyurulmalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün de belirttiği gibi ‘Bütün ümidim gençliktedir’ ”

BÜTÜN ÇOCUKLARI SEVGİYLE KUCAKLIYORUZ

Çankaya Belediyesi Dış İlişkiler Müdürü Dr. Ethem Torunoğlu, ” Ben çocukken bu tür konuşmaların hemen bitmesini isterdim. O yüzden sizleri fazla tutmayacağım. 23 Nisan 1920 Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda önemli bir adımdır. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kurmuştur. Bu dünyada bir ilktir örneği yoktur. Kurtuluş mücadelesi bir meclisle birlikte başarılmıştır.

Modern Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk meclisin kurulduğu tarihi çocuklar için bayram ilan etmiştir. Atatürk’ün de dediği gibi TBMM’nin kuruluşu ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’un önem kazandığı bir dönemdir. Bugün hem Türkiye’de hem dünyada barışa ihtiyacımız olduğu dönemlerden geçiyoruz.

Bu topraklardaki bütün çocukları ayrım yapmaksızın sevgiyle, dostlukla kucaklıyoruz. Hepsinin özgür, barış içinde bir geleceğe ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Umuyoruz ki barış yakında bu topraklara gelecektir. Bu dileklerle hepinizin bayramı kutlu olsun.”

TÜRKİYE’YE TEŞEKKÜR EDİYORUM

Son olarak Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Elçi Müsteşarı Simona Gatti, ” Bugün burada Avrupa Birliği’nin temsilcisi olarak 2 bin çocuğun önünde Avrupa Birliği temsil ediyor olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Türk çocukların ve mülteci çocukların bir arada olması ise en önemlisi.

Avrupa Birliği adına Türk hükümetine Türkiye’de 3 milyonun üzerinde mülteciye ev sahipliği yaparak gösterdiği cömertlik ve destek için teşekkür ediyorum. Türk halkınada onlara kucak açtıkları için teşekkür ediyorum.

Türkiye’de bulunan Suriyelilerin 3’te 1’i okul çağında. Yani bu 1 milyon çocuğun Türkiye’de büyüyeceği anlamına geliyor. Bu bağlamda çocukların okullara ve topluma entegrasyonu açısından kaydedilen ilerlemenin çok önemli bir göstergesidir.

Bu sebeple Avrupa Birliği Türkiye’de bulunan Suriyeliler için mali yardım bünyesinde 2018 yılına kadar 3 milyar Euro’luk bir rakamı tahsis etmiştir. Bu rakamın en azından 1 Milyar Euro’su eğitim sistemini, okul alt yapısını desteklemek üzere tahsis edilmiştir.

Bu güzel alanda gerçekleştirilen şenlik için Çankaya Belediyesi’ne, UNICEF’e ve Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği’ne teşekkür etmek istiyorum. “

Konuşmaların ardından sahneye çıkan Sertab Erener şarkılarıyla şenliğe renk kattı. Festival alanına kurulan oyun alanlarında diledikleri gibi eğlenen çocukların ise mutlulukları yüzlerinden okunuyordu.

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği hakkında

1995’te Ankara merkezli olarak çalışmaya başlayan Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği, Atina dahil 47 şehirde bulunan 81 saha ofisiyle faaliyetlerini sürdürüyor.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK – UNHCR), Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi (UN Women), Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Avrupa Birliği olmak üzere uluslararası kuruluşlar ile ilgili kamu ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliğine dayalı çalışmalar gerçekleştiriyor.

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği, 20 yılı aşkın deneyimiyle Türkiye’de yaşayan mülteci ve sığınmacılara temel haklar ve sorumluluklar, sosyal destek mekanizmaları ve hizmetlere erişim gibi alanlarda kapsamlı sosyal ve hukuki danışmanlık sağlarken çok yönlü ve kalıcı projelere imza atıyor.