Ana Sayfa Güncel 84 Yıldır süren dava!

84 Yıldır süren dava!

80
PAYLAŞ

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’dan duymasam kesinlikle inanmazdım. Türkiye’de 84 yıldır süren bir dava varmış.

Çanakkale’de bir vatandaşın açtığı dava aradan geçen uzun yıllara karşın bir türlü karara bağlanamamış.
Söz konusu dönemde davayı açan kişi muhtemelen ölmüştür. Onun varislerinden de ölenler olmuştur herhalde.
Tabii davaya bakan hakimlerden ve davada davacı ve davalının avukatlığını yapanlardan da Hakkın rahmetine kavuşanlar vardır.
++
Türkiye’de özellikle arazi uyuşmazlığı davaları bitmek bilmiyor. Tapu kayıtlarının düzenli tutulmamış olması bunun en önemli nedeni.
Ben de Ankara-Çubuk’ta bir arazi uyuşmazlığı davasının 60 yılı aşkın zamandır sürdüğünü hatırlıyorum. Bu konuda yıllar önce bir haber yapmıştım. Davanın ayrıntıları “Gözleri Bağlı Tanrıçanın Ayarsız Terazisi” kitabımda yer alıyor.
++
Şu bilgiyi yine Adalet Bakanı Bozdağ verdi:
“Her davanın ne kadar süreceği henüz dava açılırken belli olacak. Hiçbir dava yıllarca sürüncemede kalmayacak.”
Bu çerçevede uyuşmazlıkların mahkemeye gitmeden, tarafların kendi aralarında belirledikleri hakemler kanalıyla kısa sürede çözümlenmesini sağlayan tahkim uygulamasının da geliştirilmesi ve mutlaka başarıya ulaştırılması gereğine inanıyorum.
++
Davaların kısa sürede sonuçlanması kadar verilen kararların isabetli olması da önemli. Bazı hakimlerin neredeyse her iki kararından biri Yargıtay’da bozuluyor.
Hakimlerimizin verdiği hatalı kararlar yüzünden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde defalarca mahkum olduğumuz ve milyonlarca Euro tazminat ödemek zorunda kaldığımız da bir gerçek.
++
Bir sorunun çözüme kavuşması için önce o sorunun farkına varmak gerekiyor.
Öyle sanıyorum ki Türkiye’de adalet sisteminin ciddi bir sorun olduğu konusunda kamuoyunda tam bir görüş birliği var.
Bu tablo iyi değerlendirilmelidir.
Sağlıklı bir adalet istemi için ilk kural hakim ve savcıların bağımsızlığı ve tarafsızlığıdır.
İkinci kural, uyuşmazlıkların mahkemeye gitmeden tahkim yoluyla çözüme kavuşturulmasıdır.
Üçüncü kural, şayet dava açılıyorsa bunların kısa sürede karara bağlanmasıdır.
Dördüncü kural, verdiği kararlar üst yargı organlarından ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden dönen hakimlerin sorumlu tutulması, başarısızlığı tescillenmiş olanların meslekle bağlarının koparılmasıdır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikBir ömre bedel
Sonraki İçerikAkşener: Yargı yargıya karşı
Nuri Kayış
Gazeteciliğe 1977 Son Havadis gazetesinde başladı, Hür Anadolu, Başkent, Ulus, Günaydın ve Sabah gazetelerinde çalıştı. RTUK Başkanlığı yapan yazarımızın 14 adet yayınlanmış kitabı bulunmaktadır.