TÜROB Başkanı Bayındır: “Turizm için Avrupalıyı yeniden kazanmamız lazım”
TÜROB Başkanı Bayındır: “Turizm için Avrupalıyı yeniden kazanmamız lazım”

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Timur Bayındır, turizmin dirilmesi için Türkiye’ye 18-19 milyon turist gönderen Avrupa’nın yeniden kazanılması gerektiğini söyledi.

Bayındır, otellerdeki doluluk oranının geçen seneye göre mart ayında biraz yükseldiğini ancak gelirdeki düşüş nedeniyle yeterli olmadığını belirtti.

Timur Bayındır DHA’nın sorularını yanıtlarken Türkiye’nin 35 milyon turistin 30 milyar gelir kazandırdığı günlerden geçtiğini hatırlattı. O günlerde Türkiye’ye bakışın iyi olduğunu Avrupa’dan 18 – 19 milyon kişi geldiğini bugün ise rakam verebilecek kadar bile turist gelmediğini dile getiren Bayındır, Türkiye imajının eskisi gibi olmadığına dikkat çekerek şöyle dedi:“Bizim turizmciler olarak politikayla yakın uzak hiç bir ilişkimiz olamaz.

Çünkü biz hizmet üretiyoruz. Buraya gelen insanların rahat etmesini huzurda olmasını, iyi servis almasını ve gittiği zaman çok güzel bir yaptım diye açık fikirlerle, dinlenmiş vaziyette ülkelerine dönmesini istiyoruz.

Ama bu her zaman bizim stediğimiz gibi olmuyor tabii. Politik nedenlerle ülkelerin arası açıldığı zaman muhakkak ki halkların arasındaki ilişkiyi de etkiliyor. İşte bu sebepleri ortadan kaldırmamız lazım. İmaj çok önemli.

Türkiye’ye ve Türkleri güzel bir imajla göstermemiz lazım bizim. Bir dostluklar kurduk, insanlar geldi buraya. Bu imajı kaybettik. Kimse artık Türkiye’yi o kadar güzel ve dost olarak görmüyor. Görmeyince bu halkı da etkiliyor. Bunun yanında bir takım anarşik hadiseler de etkiliyor. Artık her yerde var ama üst üste geldiği zaman daha da etkiliyor.

Muhakkak tekrar tanıtım değil de pazarlama imaj yenileme yeniden dost kazanma gibi bir takım daha büyük engellerimiz var. Onları aşmamız gerekiyor.”

“Turizm 70 sektörü besler”

Turizmin 70 sektörü besleyen ana bir sektör olduğunu vurgulayan Bayındır, geçmişte Türkiye’ye gelen 35 milyon turistin bıraktığı 30 milyar doların yüzde 20’sinin otellere gittiğini, geri kalanının ulaşım, yiyecek, giyecek, yan sanayiye dağıldığını anlattı.

Bayındır, “Turizm 70’den fazla sektöre iş veriyor. Bugün Bağdat caddesinde 50 tane dükkan kapanıyorsa bunda turizmin muhakkak etkisi var. Kapalıçarşı’nın büyük bir kısmı kapanmış ve yerine baharatçılar geliyorsa bunda turizmin etkisi çok büyük. Piyasa ölüyor. Turizm öldüğü zaman piyasa ölüyor.” diye konuştu.

Martta doluluk yüzde

Bayındır, turizmdeki gidişin en önemli göstergesinin otellerin doluluk oranları olduğuna işaret etti ve TÜROB olarak dünyanın önde gelen veri ve analiz şirketlerinden STR Global’in Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) için hazırladığı ‘Ülke Performans Raporu’ndan verilerde doluluk oranlarını anlattı.

Mart ayında otel doluluklarının artışa geçtiğini  söyleyen Bayındır, Türkiye Otelciler Birliği tarafından analiz edilen rapora göre, Türkiye’nin Mart 2017’de otel dolulukları, 2016 yılının aynı dönemine yüzde 5.3 artarak yüzde 55.8 olduğunu belirtti.

Mart 2016’da bu oranın yüzde 53 olduğunu hatırlatan Bayındır, yılın ilk üç aylık döneminde ise yüzde 2.3 artışla yüzde 50.1’den yüzde 52.3’e yükseldiğini dile getirdi. Dolulukların artışının iyiye gelişme olduğunu ifade eden Bayındır, “Buna karşılık 2017 yılının ilk üç ayında oda gelirlerinde en büyük kaybı yaşayan ülke Türkiye oldu.

Average Daily Rate (ADR) olarak adlandırılan ortalama günlük satılan oda bedeli üç ayda 74.2 ’dan 57.2 ’ya, toplam oda sayısı üzerinden odabaşı elde edilen gelirler ise (RevPAR) 37.2 ’dan 29.3 ’ya geriledi.” dedi.

Artışta şirketlerin toplantı ve etkinlik trafiğinin artışa geçmesinin etken olduğunu belirten TÜROB Başkanı Timur Bayındır, Nevruz dolayısıyla İran pazarındaki hareketin de Mart ayında doluluk rakamlarına olumlu yansıdığı kaydedildi.

Bayındır, bu yükselişin istikrarlı olacağını söylemek için henüz erken olduğunu belirtirken, “Umudumuz artması yönünde” dedi. Bayındır, doluluk artışının olumlu olmakla birlikte gelirlerdeki büyük düşüşün sürdüğüne, asıl geri dönüşün fiyatlarda olması gerektiğine dikkat çekti.

booking.com

Booking.com’un Türkiye içinde faaliyetinin durdurulmasının bir düşüş yarattığını söyleyen Bayındır, “Çünkü booking.com’u Türkler de yurtiçi rezervasyonları için kullanıyor” dedi.

Bu firmanın hizmetiyle hem fiyat hem kalite bakımından otellerin rahatça seçilebildiğini ifade eden Bayındır, Türkiye’de böyle bir hizmet veren olmadığı için hizmetin durduğunu söyledi. Bayındır, booking.com ile ilgili olarak şunları söyledi:

“2015 yılında yaptığımız araştırma booking.com bize 2 milyon rezervasyon yaptırıyordu. Bu çok büyük rakam. Yüzde 10’u en fazla yerli turisttir. Booking.com, rezervasyon başına yüzde 15 alıyor ce toplamda 25-30 milyon Euro gibi bir rakam çıkıyor.

Çok güzel bir kazancı var. Ama kazancı var diye çok iyi çalışan bir sistemi engellemenin faydası yok bence. Hangi engelde fayda yok. Şimdi rekabet kuruluna birinci davayı açtılar ve kazandılar. Ondan sonra ihtiyati tedbir kararı yanlıştı bence. Ondan sonra ihtiyati tedbir kararı aldılar.

Bu yanlıştı. Şimdi yurtdışına kaçamaz, bir şey yapamaz. Bizim istediğimiz, otellere müşteri gelmesini önleyen bu ihtiyati tedbir kararının kalkarak şu zor dönemde dava neticesini beklemek. Dava nasıl sonuçlanırsa hepimiz kabul ederiz. Ama bu dava iki yıl sürer de kazanılırsa, yazık değil mi ihtiyati tedbirle iş yapılamayan bu iki yıla.”

Yapılması gerekenler

TÜROB Başkanı Timur Bayındır, 2008’de turizmi gelişmiş ülkelerde uygulanan KDV oranlarını toplayıp zamanın hükümetine ve cumhurbaşkanına götürdüklerini ve otellerdeki KDV’nin yüzde 8’e düşürüldüğünü hatırlatarak “Bunun sonucu yaptığımız indirimle 35 milyon turiste filan çıktık” dedi. Otellerin en yüksek giderinin personel gideri olduğuna dikkat çeken Bayındır, bu konuda şöyle dedi:

“Biz geçen sene hükümete gidip ‘En yüksek giderlerimiz personel giderleri. Bu personelin SGK primini 2 yıl için erteleyelim. Yarısını yapılandıralım yarısını da İŞKUR ödesin. Biz sonra yapılandırarak ödeyelim’ dedik.

Kazanmadığımız paranın vergisi anlamına gelen muhtasar vergi, peşin vergi uygulamasını söyledik. ‘Bu uygulama faizlerin yüksek olduğu dönemden kalma, artık faizler yüksek değil, bu da peşin olmasın, kazanalım ödeyelim’ dedik.

Bunun da düzenlenmesi lazım. Bizim devletten istediğimiz hiçbir zaman af değil, masraflarımızı yayalım ve azaltalım. En fazla erteleyelim, ileride ödeyelim. İşler açılınca, iki sene içinde ödeyelim… Buradan be bir netice alamadık. Lafta teşvik oluyor da uygulamada yok.”

Son dönemde çağrı yapılan istihdam seferberliğinin turizm ve otelcilik sektörüne yansıması konusunda da Timur Bayındır, “Maalesef istihdam teşviki vs bize yapılmadı” dedi. Bayındır, “En büyük istihdam kaybı da turizm sektöründe oldu.

Turizmci hizmetlisi yetiştirmek bir hayli zor. İşler azaldıkça yetişmiş eleman kaybı yaşanıyor. İşletme sıkıntıya düşünce yüksek ücretliler işten çıkartıldı.

Sonra biraz rahatlıyordu ama işler otellerin tümünde zayıf olduğu için başka sektörlere geçiyordu ve tekrar turizm sektörüne geçmiyor. Okullar çoğaldı ama sadece okullardan çıkmakla iyi eleman olunmuyor. Uzun süre çalışmak gerekiyor.

“Balemiz, operamız yok, turizmi çeşitlendiremiyoruz”

Bayındır, mevsim başında Rusya ile Türkiye’nin arasının düzelmesinin güzel gelişme olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:“Ama Rusya’dan bize 4 milyon kişi geliyordu. Asıl vurguladığımız ve devletimize anlatmaya çalıştığımız Turizm müşteri potansiyelinin en büyük müşterisi Avrupa.

18-19 milyon kişi geliyordu Avrupa’dan… Yani 3-4 milyon değil 19 milyon neredeyse… Buraya önem vermediğimiz için bunları kaybettik. İstanbul’un bugün bu kadar sıkıntıda olmasının nedeni Avrupalı müşterisin gelmemesidir.

İstanbul’a az miktarda turist geliyordu, alışverişe geliyordu. Bir kısmı eğlenceye geliyordu. Reina saldırısından sonra onlar da gelmez oldu. İstanbula bir opera seyretmeye bir bale seyretmeye gelmezsiniz.

Dünyanın en iyi balerini bizde bile olsa gelemezsiniz. Bir opera binanız bile yok. Yok ki bi bale salonunuz. Bir AVM’nin içinde mekan yapıldı da orada bazı şeyler sahnelenebiliyor. Ama her yere gittiğinizde opera binalarını müze olarak gezdirirler.

Bizim bir binamız vardı, tamir edelim, yıkalım, dediler. Orada atıl duruyor. İstanbul’un bir operası yok. Bir de hedef koyuyoruz. 2023 için, 50 milyon turist 50 milyar dolar getirecek? Paris’e gidince bir gece Moulin Rouge (mulen ruj) gittiğinizde 200 dolarınızı alıyorlar.

Bizim artık eğlence sektörüne girmemiz lazım. Değişik sektörlere yatırım yapıp buraya gelen insanlara nasıl daha fazla para harcatırız dememiz lazım.”

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...