Turizm Bakanı Nabi Avcı’nın, yeni anlaşmalar yapmak için İsrail’e gitmesi son günlerde ilginç bulduğum gelişmelerden biri. Onca patırtıdan ve dik çıkışlardan sonra…

İsrail, tam da bakan ve heyetinin gittiği gün Gazze’ye saldırılar düzenleyince, dedim ki adamlar bizimle dalga geçiyor…
Sanki, siz Türklere rağmen, Filistinlilere işte böyle saldırıyoruz der gibi…

Neyse, konunun muhattabı olmadığımdan, bu kısmın yorumunu okuyucularımıza bırakıyorum ve Türkiye’nin bitmiş turizmini canlandırmak için neler yapmak gerekir, ona değinmek istiyorum. Önce kendimizi turist yerine koyalım ve düşünelim. Turist olarak bir yere gitmek isteseniz nasıl bir yere giderdiniz? Harika bir deniz, güzel hava, tarihi bir dokusu olan ama her an her yerde bombaların patladığı, sınır komşularının savaştığı bir ülkeye mi gitmek isterdiniz yoksa yine benzer özelliklere sahip ama savaştan, terörden uzak bir ülkeye mi? Sanırım ikinci şıkkı tercih ederdiniz. Doğrusu Türkiye’nin şimdiki görüntüsü ise birinci ve tercih edilmeyen şık. Önce mevcut durumun analizini yapmak önemli. Durum böyleyken turizmciler fiyatları ucuzlatmak değil bedava yapsa bile kimse Türkiye’ye gitmek istemiyor. Biliyorum, çünkü bir yıldır Türkiye’ye davet ettiğim hiç kimse gelmiyor üstelik bedava tatile “hayır” diyor. Sayın cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki “komşunu da al gel”.
Nasıl olacak? Üstüne bir de para verirsek belki…

İsrail’in durumu da bizden farksız. 1996 yılında bizzat yaşadım, bir çarşıda yemek yerken bomba alarmı ile saniyeler içinde masayı bırakıp kaçmıştık bir yerlere. Hakikaten bu strese alışmak zor, onlar bunu hemen hergün yaşıyorlar. Oysa biz giderek onlardan daha çok terör saldırısına maruz kalmaya başladık.
Diyelim ki, sayın bakan, “halden anlayan” İsrail’lileri davet etti, gelirler mi sizce? Bakın orada yaşayan tanıdığım bir aile diyor ki, “bu sene de gelemiyoruz terör yüzünden ama İstanbul’u çok özledim”. ” Yok ya abartmayın, siz de mi” filan demek bir şeyi değiştirmiyor.

Hal böyleyken turizmden medet ummak uzak bir hayal şu an için. Bir şekilde, yurtta sulh, sükunet sağlanmadıkça Avrupalı turist gelmez. Ülkenin islami dokusu da etken diyenlere cevabım, Fas, Tunus örnekleri olacaktır. Özellikle Fas, müslüman bir ülke olmasına rağmen dünyanın heryerinden gelen milyonlarca turistle dolup taşıyor. Batı Sahra ile olan problemine rağmen. Turistlerle kendi yaşam şekillerini ayrıştırmış ve ayırımını net yapmış bir ülke. Bir kez bomba patlamış, yıl da tek turist gelmemiş. Derhal çözüm arayışına girmiş ve geçici de olsa bir ateşkes sağlamışlar. Bakan Nabi Avcı zeki ve uzlaşmacıbiri, umudu hiç bitmesin ama işi zor.

PAYLAŞ
Önceki İçerikKremlin, İran konusunda Trump gibi düşünmüyor
Sonraki İçerikSincan Belediyesi şehit ailelerini unutmuyor
Rana Elik
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye'nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6'ya geçti,6 ay sonra Amerika'ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.