Batı dünyası ile İslam’ın yine ve yeniden pişirilen tartışmalarda gündeme gelmesi, konuyu etraflıca ele alan yetkin bir eserin okunmasını gerekli kılıyor: Ünlü tarihçi Bernard Lewis imzasını taşıyan “İslam ve Batı.”

Ülkesinde ve dünya kamuoyunda en çok tartışılan ABD Başkanı olmayı, daha ilk icraatlarıyla başaran Donald Trump’ın İslam ülkelerine bakış açısı ve büyük tepkiyle karşılanan vize uygulaması, her ne kadar tüm Batı dünyasının İslam ile ilgili görüşlerini yansıtmadığı söylense de Almanya şansölyesi Angela Merkel’in “İslamist terörizm” yolundaki sözlerini, “Batı’nın bilinçaltının sesi” diye yorumlamak mümkündür.

İşte bu aşamada, Orta Doğu ve İslam tarihi konusunda dünyanın önde gelen tarihçilerinden biri olan Bernard Lewis’e kulak vermek gerekiyor. Bunun başta gelen nedeni, Orta Doğu, Türk, İslam ve Arap tarihi üzerine iki düzineden fazla kitap ve sayısız makale yazan Bernard Lewis’i öteki Batılı tarihçilerden farklı olarak İslam’a ve Orta Doğu’nun kültürlerine önyargıdan sıyrılmış, nesnel bir tutum takınmasıdır.

Türk okurunun “Modern Türkiye’nin Doğuşu” (1988) ve “Orta Doğu” (1993) adlı kitaplarıyla tanıdığı İngiliz asıllı ABD’li tarihçi Bernard Lewis’in (1916), “İslam ve Batı” adlı eseri, çeşitli süreli yayınlarda İngilizce olarak yayınlanmış on bir makaleden oluşuyor. Makaleler üç ana başlık altında düzenlenmiş: “Karşılaşmalar”, “Çalışmalar ve Algılar”, “İslam’ın Yanıtı ve Tepkisi.” Bu makalelerde Lewis, İslam ve Hristiyanlığın ilk kez karşı karşıya gelmesinden başlayarak birbirlerini anlama çabalarını ve bir arada yaşama koşullarını inceliyor. Ona göre İslam ve Hristiyanlık ya da Batı, iki kardeş uygarlığı temsil ediyor ve ayrılıklarından daha çok benzerliklerinden dolayı çatışma yaşıyorlar. Lewis, şunları kaydediyor: “1400 yıldan daha uzun bir süredir, İslam ve Hristiyanlık, genellikle birbirine rakip zaman zaman da düşman ama her zaman komşu olarak yan yana yaşadılar. … Asya ve Afrika’nın daha eski inanç ve kültürleriyle kıyaslandığında, İslam ve Hristiyanlık ortak bir mirasa sahiptir ve -çoğunlukla ihtilaflı olsa da- ortak bir coğrafyayı paylaşan kardeş dinlerdir. … Bu uzun ve maalesef hiç bitmeyen mücadelede bu iki uygarlık, farklılıklarından daha çok benzerliklerinden dolayı birbirlerinden ayrılmıştır.”

“İslam ve Batı”nın, dünü, bugünü ve yarını anlamaya çalışan ve farklı uygarlıkların bir arada yaşayabilmesi konusu üzerinde düşünen herkesin okuması gereken bir başyapıt olduğunu kaydetmek gerekiyor.

DUMANI ÜSTÜNDE: Ya Atatürk Olmasaydı, Uğur Dündar, Halk Kitabevi.

BU KİTAPLARA DİKKAT:

Cereyanlar-Türkiye’de Siyasi İdeolojiler, Tanıl Bora, İletişim.
Yalnız Kaldınız Peyami Bey, Hamdi Koç, Can.
Bir Cumhuriyet Düşmanının Portresi, M. Emin Değer, Alibi.

OKU ve SAKLA: Modern Türkiye’nin Doğuşu, Bernard Lewis, Arkadaş.

BİR SÖZ: İnsanlık yalanı ve adaletsizliği kitapla yenecektir. Emile Zola.

ANKARA’DA BU HAFTANIN TARİHİ:

6 Şubat 1921- Ankara’da Hâkimiyeti Milliye gazetesi günlük olarak çıkmaya başladı.
6 Şubat 1953- TBMM, 8 Kasım 1877’de Aziziye Tabyası’nı kahramanca savunan Erzurumlu
Nene Hatun’a (Kırkköz) Vatani Hizmet Tertibi’nden maaş (170 lira) bağladı.
7 Şubat 1976- ABD’de, Lockheed firmasının Başkanı Kotchian’ın uçak satışı için Türkiye’deki müşavirlik firmasına da 876 bin rüşvet verildiğine ilişkin açıklaması, Meclise getirildi.
Ankara Savcılığı 11 Şubatta soruşturma açtırdı ve Lockheed firması Temsilcisi Nezihi Dural’ın defterlerine ve banka hesaplarına el konuldu. Genelkurmay Başkanlığı 13 Şubat’ta konunun soruşturulduğunu açıkladı.
8 Şubat 1935- Milletvekili seçimlerinde, Türk kadını ilk kez seçme seçilme hakkını kullandı. Meclise 18 kadın milletvekili girdi.
9 Şubat1969- Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’nin adı Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) olarak değiştirildi ve Genel Başkanlığa Alparslan Türkeş seçildi.
10 Şubat 1953- Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde, Adnan Çoker ve Lütfü Günay’ın “Sevgi Öncesi” adını taşıyan ilk soyut resim sergisi açıldı.
10 Şubat 1979- Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Türkiye’de ilk kez bir buçuk aylık bebeğe açık kalp ameliyatı yapıldı.
10 Şubat 1993- Kemal Tahir’in “Yorgun Savaşçı” adlı eserinden uyarlanan filmin on yıl önce yakılmaktan “kurtulan” tek kopyası TRT’de yayımlandı.
10 Şubat 2005- Türkolog Prof. Dr. Fahrettin Kırzıoğlu 88 yaşında Ankara’da vefat etti.
12 Şubat 1988- Dr. Ziya Özel’in “zakkumla” kanser tedavi iddiasının TRT tarafından “” olarak verilmesi yankı uyandırdı.
12 Şubat 2007- Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Yavuz Sabuncu vefat etti.

PAYLAŞ
Önceki İçerikSilâhçılar git demeden Trump gitmez
Sonraki İçerikSüs havuzundan patenci fışkırıyor
Safa Tekeli
Nokta Haftalık Haber Dergisi'nde 1982'de (1 yıl) başladı heyecanlı serüven; askerlik sonrası Anadolu Ajansı (1985) 25 yıl ve 2011'de Gaziantep'te Telgraf gazetesinde (1 yıl) Genel Yayın Koordinatörlüğü sonrasında, Arkadaş Yayınları'nda 2011'den bu yana editörlük ve şimdi Sonsöz... Serüven tüm coşkusuyla devam ediyor...