Ana Sayfa Güncel 60 Milyon kişi yerlerinden edildi

60 Milyon kişi yerlerinden edildi

72
PAYLAŞ

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Nesrin Çilingiroğlu, yerlerinden edilen nüfusun hem kendileri için hem de sığındıkları ülke için sağlık, eğitim, barınma, beslenme ve suça karışmak gibi olaylar açısından risk oluşturduğunun altını çizerken, “Günümüzde dünyada rekor sayıda bir nüfus yaklaşık 60 milyon kişi krizler nedeniyle yerlerinden edilmiştir” dedi.

Çilingiroğlu, bu nüfusun onurlu bir hayat sürdürmelerini, güvenli bir ortamda yaşamalarını ve insani ihtiyaçlarını gidermelerini sağlamanın ülkelerin önemli bir görevi olduğunu vurguladı.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Yönetim Kurulu tarafından 1989 yılında; acil ve önemli olabilecek nüfus sorunlarına dikkat çekmek amacıyla 11 Temmuz, Dünya Nüfus Günü olarak belirlendi.
Günümüzde Dünya nüfusu yaklaşık 7,3 milyar olup bunun yaklaşık 2,6 milyarını Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkeler oluşturuyor. 2011 yılı satın alma gücü paritesine göre, ülkelerin insani kalkınmaları dikkate alındığında, Dünya’da kişi başına düşen ortalama gayri safi milli gelir 13,7 Doları iken, bu miktar insani kalkınması kötü düzeyde olan az gelişmiş ülkelerde 2,9 ABD Dolar, iyi düzeyde olan çok gelişmiş ülkelerde ise 40 ABD Dolar.
Yaptığı yazılı açıklamada bu değerler arasındaki farkın büyüklüğüne dikkat çeken Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesrin Çilingiroğlu, “Binyıl Kalkınma Hedefleri 2014 Raporu’na göre gelişmekte olan ülkelerde yaklaşık her beş kişiden birisi günde 1,25 ABD Doları altında gelir elde etmektedir. Bu ülkelerde nüfusun eğitim ve sağlık düzeyi de kötüdür” dedi.
Çilingiroğlu, 2015 yılı Dünya Nüfus Günü’nün ana temasının “Acil Durumlarda İncinebilir Nüfus” olarak belirlendiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Toplumun tamamının veya belli kesimlerinin normal hayat ve faaliyetlerini durduran veya kesintiye uğratan ve acil müdahaleyi gerektiren olaylar ve bu olayların oluşturduğu kriz hali ‘acil durum’ olarak tanımlanmaktadır.  Acil durumlar doğal olaylardan kaynaklanabileceği gibi insanın neden olduğu olaylardan örneğin savaş, iç çatışma kıtlık gibi durumlardan da kaynaklanabilir. İncinebilirlik ise, kırılganlık, hasar görebilirlik, korunmasızlık, örselenebilirlik, yaralanabilirlik ile saldırı ve eleştiriye hassas olma hali olarak tanımlanmaktadır. Bireysel farklılıkların yanı sıra psikolojik ve sosyal yönden zarar görebilme riski/tehlikesi altında olan gruplar ise incinebilir gruplar olarak tanımlanmaktadır. Çoğunluğunu çocuk, yaşlı ve kadınların oluşturduğu, eğitim düzeyi düşük, yeterli kaynağı olmayan, kamu hizmetlerinden yeterince yararlanamayan, demokrasi ile yönetilmeyen, nüfusu kalabalık olan ve çarpık kentleşmenin olduğu toplumlar genellikle incinebilir toplumlardır.
Acil durumlarda incinebilir nüfusa en güncel örnek yakın zamanda Suriye’de yaşanan olaylar nedeniyle yerlerinden edilmiş nüfustur. İç karışıklıklar başlamadan önce 20 milyon civarında bir nüfusa sahip olan Suriye’de bugün yaklaşık 12,2 milyon kişi acil insani yardıma ihtiyaç duymaktadır ve incinebilir olarak nitelendirilebilir konuma geçmiştir. Bu süreçte yaklaşık 7 milyon 650 bin Suriyeli evini terk etmek zorunda kalmış, 3 milyonu aşkın Suriyeli de kurtuluşu komşu ülkelere sığınmakta bulmuştur. 29 Haziran 2015 tarihli resmi kayıtlara göre Türkiye’de 1,7 milyondan fazla Suriyeli bulunmaktadır. Yerlerinden edilmiş bu nüfus, hem kendileri için hem de sığındıkları ülke için sağlık, eğitim, barınma, beslenme ve suça karışmak gibi olaylar açısından risk oluşturmaktadır.
Günümüzde dünyada rekor sayıda bir nüfus yaklaşık 60 milyon kişi krizler nedeniyle yerlerinden edilmiştir. Bu nüfusun onurlu bir yaşam hakkını, güvenli bir ortamda yaşamalarını ve insani ihtiyaçlarını gidermelerini sağlamak ülkelerin önemli bir görevidir.”

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam