Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye dostane yaklaşmadığı, bizi aralarında görmek istemediği malum. 53 yıldır bin dereden su getirip oyalayıp duruyorlar. Bunun sosyal, ekonomik, kültürel, coğrafi nedenleri var.

Bu durumda yapılması gereken Avrupa Birliği kapısında “Bizi içeri bir gün alacaklar mı acaba… Ya almazlarsa ne yaparız?” gibi sorular sorarak endişeli biçimde dolaşmak değil söz konusu birlikte yollarımızı ebediyen ayırmaktır. Onurlu bir ülkenin yapması gereken budur.

Bugün dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında yer alan İsviçre ve Norveç, Avrupa Birliği’ne üye değildir. Birlik onları aralarına almak için can atıyor ama iki ülkenin halkı da, parlamentosu da buna karşı çıkıyor.

Avrupa Birliği’nin en güçlü ülkelerinden biri olan İngiltere’de halk geçtiğimiz Haziran ayında yapılan referandumda “AB’den ayrılalım” dedi.

Birliğin halen üyesi olan Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Romanya, Slovakya, Slovenya, Bulgaristan ve Kıbrıs nüfus bakımından da, ekonomik güç olarak da, askeri potansiyel açısından da Türkiye’yle karşılaştırılamayacak kadar güçsüz ülkeler.

Yani Avrupa Birliği güçlenmek istiyorsa Türkiye’yi arasına almak zorundadır.
Bizim onlara değil, onların bize ihtiyacı var.

Bu gerçeği aklımızdan çıkarmayalım ve bundan sonra atacağımız adımlarda göz önünde bulunduralım.

Evet, Avrupa Birliği’ne kesinlikle ihtiyacımız yok.
Bu cümlenin altını kalın çizgilerle çiziyorum.

Ancak, Avrupa Birliği’nin başlangıçtan bu yana savunageldiği ilkelere sahip çıkmamız çağdaş bir ülke olmamızın gereğidir.

Bu ilkeler tam demokrasidir, düşünce ve ifade özgürlüğüdür, kuvvetler ayrılığıdır, yargı bağımsızlığıdır, temel insan haklarına saygıdır.

Bu yazıyı Avrupa Parlamentosu’nun, Türkiye ile müzakerelerin dondurulmasını öngören tasarıyı oylamasından önce yazdım.

Müzakereler ister dondurulsun ister devam etsin önemli değil…

Yukarıda da belirttiğim gibi bizim için önemli olan Avrupa Birliği değil onun ilkeleridir.

PAYLAŞ
Önceki İçerikÇocuk ve cinsellik
Sonraki İçerikKim bu Çinli Ali baba
Nuri Kayış
Gazeteciliğe 1977 Son Havadis gazetesinde başladı, Hür Anadolu, Başkent, Ulus, Günaydın ve Sabah gazetelerinde çalıştı. RTUK Başkanlığı yapan yazarımızın 14 adet yayınlanmış kitabı bulunmaktadır.