Ana Sayfa Güncel Davutoğlu İstifasında Muhalefetin Payı

Davutoğlu İstifasında Muhalefetin Payı

86
PAYLAŞ

 

Bu ülkede artık, MUHALEFETE DE MUHALEFET EDECEK BİR MUHALEFET gerek…

 

kılıçdaroğlu-bahçeli-main

 

Biraz geçmişe gidelim mi?

*

Gidelim.

*

Nereye kadar?

*

En azından 27 Ağustos 2014’e kadar giderek, Davutoğlu İstifa’sının arkasında yatan ana sebebi bir görelim…

*

7 Haziran seçimlerinin ortaya çıkardığı sonuç, muhalefet partileri için eşi bulunmaz bir fırsat olarak göze çarpsa da, ben aynı kanaatte değilim. Daha doğrusu eksik buluyorum bu kanaati.

Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, 27 Ağustos 2014‘de AK Parti genel başkanlık koltuğuna oturduğunda, muhalefet liderlerine, anayasaya uygun hareket etme ve ettirme fırsatı çoktan sağlanmış oluyordu.

İyi ama nasıl?

*

Ak Parti’nin ilk kez iktidara geldiği 3 Kasım 2002 tarihli genel seçimlerden bugüne kadar, Recep Tayyip Erdoğan, aşamalı bir şekilde diktatör olmakla, tek adam olmakla, en önemlisi anayasaya uygun hareket etmemekle suçlanmıştı. Suçlanmaya da devam ediyor.

  1. İyi ama bu suçlamaları yapan muhalefet liderleri Kemal Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, niçin anayasaya uymayan bir ismi bugüne kadar muhatap aldılar? Üstelik makamsal açıdan muhatap almaları gereken isim Başbakan Ahmet Davutoğlu iken…
  2. Her halka hitapta, sanki tek hedefleri yapılacak yeni bir seçimde Cumhurbaşkanı olmakmış gibi, alabildiğine Cumhurbaşkanı’na saldıran Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, anayasaya uymayan bir cumhurbaşkanı üzerindeki liderlik algılarını güçlendiren asıl erkler değil midir?
  3. Bu takdirde, sözüm ona tek adamı tek adam yapan da, anayasaya uymayanı ‘anayasaya uymayan’ yapan da muhalefet liderleri Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, olmuyorlar mı?
  4. Muhalefette yer alan siyasi parti liderleri olarak sizin     hedefiniz, ‘anayasaya uyan’ bir başbakan olmak değil mi?

Oysa Ahmet Davutoğlu gibi yapıcı bir isim genel başkan -Başbakan- seçildiğinde;

  • Muhatap algılarınızı bu yöne doğru çevirseydiniz,
  • Davutoğlu’nu muhatap alsaydınız
  • Cumhurbaşkanını güçlendirmek yerine onun üzerindeki algıları güçlendirseydiniz,
  • Cumhurbaşkanını makamına, her zaman söylediğiniz gibi şu ‘kaçak saray’ına terk etseydiniz,
  • Böylece onu anayasaya uymak zorunda bıraksaydınız,

7 Haziran’da daha keskin bir muhalefet başarısı göstermekle kalmayıp, belki de, şu an sahip çıkmak zorunda kaldığınız Davutoğlu’nun istifasını da engellemiş olacaktınız.

*           *             *

Kılıçdaroğlu, 4 Mayıs Darbesi’nden söz ederek, “Davutoğlu’na sahip çıkmak bize düştü” diyor. İyi ama sormazlar mı kardeşim adama: “Algısal olarak destek verdiğiniz, destek verdiğinizi bile göremediğiniz, bir diyalektik -zıtlık- oluşturarak beslediğiniz başkanlık rejimi oluşana kadar neredeydiniz?”

Demirtaş’ın bu konuda, çoğu zaman dikkatli ve dengeli bir şekilde Davutoğlu’nu hedef alan konuşmalar yaptığına, hepimiz yakından şahitlik ediyoruz, peki ya diğerleri?

Ortada Kılıçdaroğlu’nun ifade ettiği gibi bir darbe varsa, bu darbeye en büyük katkıyı, daha halktan talep ettiği makamı dahi bilmeyen sizler verdiniz.

*              *               *

Bu istifada, medya tarafından algısal olarak öne çıkarılan terimlerin de altını çizmek gerekiyor.

Örneğin, ‘Mutabakat’ın olmadığı yerde aday olmayı düşünmem’ diyerek, adeta istifa ettiğini duyuran Davutoğlu’na, kim “bu durum benim kararım değildi” dedirtiyor?

Medyada yine birileri, “Erdoğan üstünü çizdi” propagandası yaparak, Cumhurbaşkanı’nın üzerindeki liderlik algılarının en ufak bir şekilde zedelenmesini dahi istemiyor.

Ama bana sorarsanız bu bir görevden alma değil apaçık ‘İstifa’dır.

 

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam