Ana Sayfa Güncel 32 Yıl önce de “ bildiri kıyameti ” yaşanmıştı

32 Yıl önce de “ bildiri kıyameti ” yaşanmıştı

129
PAYLAŞ

1128 akademisyenin imzaladığı bildiriyle ilgili tartışmalar sürerken, 1984’de ANAP iktidarı döneminde 1260 aydının imzalayıp Meclis’e verdiği “Aydınlar Dilekçesi”nin yarattığı tartışmayı hatırladım.

O dilekçede, “Devlet olmanın temel niteliği, terörle mücadelede hukuk ilkelerine bağlı kalmaktır. Terörün varlığı hiçbir zaman devletin de aynı yöntemlere başvurmasının gerekçesi olamaz” deniyordu.
Dilekçedeki şu ifadeler de çok tartışılmıştı:
“Varlığı yasal kararlarla da kanıtlanan işkence insanlığa karşı suçtur. İşkencenin yargısız, peşin ve ilkel bir cezalandırma alışkanlığına dönüştürülmüş olmasından endişe ediyoruz. Ayrıca, özgürlüğü sınırlama amacını aşan cezaevi koşullarını da eziyet ve işkence sayıyoruz.
Terör eylemlerinin oluşmasında toplumun bütün kesimlerinin sorumluluk payının olduğu göz önüne alınmalıdır… Suçları oluşturan toplumsal ve siyasal koşullardır.”
++
Dilekçeyi imzalayanlardan 56’sı hakkında Ankara Sıkıyönetim Askeri Savcılığında 1402 Sayılı Sıkıyönetim Kanunu’nun 16-1 maddesine aykırı davranıldığı gerekçesiyle dava açıldı.
Kamuoyunun ve basının yakından izlediği dava tüm sanıkların beraat etmesiyle sonuçlandı.
Söz konusu dilekçeyi imzalayanlar arasında Aziz Nesin, Haluk Gerger, Mete Tuncay, Halit Çelenk, Emin Değer, Korkut Boratav, Mustafa Ekmekçi, Vedat Türkali, Onat Kutlar, Atıf Yılmaz ve Erdal Öz gibi tanınmış isimler de yer almıştı.
++
Öyle anlaşılıyor ki, 1128 akademisyenin yayınladığı bildiriyle ilgili de dava açılacak.
Bildiriyi skandal olarak nitelendirdiğimi, akademisyenlerin teröristler için tek bir eleştiri bile getirmezken terörle mücadele eden güvenlik güçlerinin katliam ve kıyım yaptıklarını ifade etmelerini çok yanlış bulduğumu daha önceki bir yazımda belirtmiştim.
Ama bugün geldiğimiz noktada, bildiriye imza atan akademisyenlerin evlerinin basılmasını, işlerine son verilmesini, “hain” denilerek adeta linç edilmek istenmelerini de yanlış buluyorum.
Devlet öfkeyle değil itidalle davranmalıdır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam