Yeryüzünün ve gök yüzünün tarihi,kültürel, doğal ,özgün ve özel tüm zenginlikleri belgeseller aracılığı ile dünya kültür mirası olarak geleceğe aktarılır.

Belgeseller, geçmişi ve bu günü geleceğe taşıyarak en büyük eğitim ve kültür kaynakları olarak insanlığın bilgisini artırırlar.Yerel olanı evrensele taşıyan belgeseller, yerel insanı evrensel bilgilerle donatarak dünyayı sevmesini, korumasını ve geliştirmesini sağlarlar.
Kısa ve uzun filmlerle çekilen ve tarihi müziklerle donatılan beelgeseller ,insanlarda mutluluk, güven, huzur ve sevgi duygusunu geliştirirler. Ülke ve Dünya turizmine katkılar sağlarlar. Her yaştan ve her ülkeden insanın eğitimine ortak bir dil ve anlatımla katkı sağlarlar.Okullarda, evlerde ve toplumun her kesiminde izler bırakarak tüm insanlığı doğayı ve tüm canlıları sevmeye yardımcı olurlar. Doğayı ve canlıları koruma ve sevme kültürünü geliştirirler. Her yaşta eğitimin temel destek araçlarıdırlar. İyi bir senaryo ve geniş bilgiler vererek perdeye aktarılan görseller, hem kulağa, hem göze ve hemde gönüllere seslenir.
3-6 Temmuz 2017 tarihlkeri arasında üçüncüsü yapılacak olan “GÜLLÜK BELGESEL GÜNLERİ” içersinde yer alan çok değerli belgeseller izleyici ile buluşacak ve çok yararlı sonuçlar verecek.Milas Belediyesi ile Güllük Turizmini Geliştirme ve Çevre Koruma Derneği iş biirliğinde düzenlenen ” Güllük Belgesel Günleri” proğramında yer alacak belgeseller:

1- Ak Denizli,
2-Eski Şehirden Son Havadis,
3-Kuşun Kalem,
4-Ah (2017 Uluslararası Ankara Film Festivali En İyi Belgesel Ödülü almıştır.)
Belgesellerin konusu ve içeri hakkında isimleri bizlere ışık tutmaktadır.
“HERMİAS-Yunus Sırtındaki Çocuk- Efsanesi ile ünlü Güllük ve çevresi doğal ve tarihi güzellikleri yanında mitalojik efsanelere konu olan antik destanları ile de ünlüdür.

Dünyaca ünlü , guru kaynağımız sanatçı piyanist Fazıl Say, “Hermias – Yunus Sırtındaki Çocuk” efsanesinden esinlenerek büyük bir dikkat, ilgi ve merakla hazırladığı “HERMİAS bESTASİ” Nİ 31 Temmuz-3 Ağustos 2014 tarihlerinde “Uluslararası Turgutreis Müzik Festivali “nde sahneledi. Unutulmaz derin izler bırakarak büyük yankılar yarattı.

Dünyaca ünlü büyük sanatçı Fazıl Say, gelecek yıollarda Güllük Belgesel Günlerinde bu eserini seslendirmek ve sahnelemek üzere davet edilmelidir.Güllük tanıtımına ve turizmine de büyük katkılar sağlayacaktır. Belgesel günlerinde belşgeseller üzerine açık oturumlar, sergiler ve paneller de yer almalıdır.

1980’li yıllardan itbaren yaz aylarında tatil yaptığım Güllük, öğleye kadar güneşin, öğlenden sonra, Alman komşularımızın ” Bu havayı şişelesek Almanya’ya götürsek ” dedikleri rüzgârların etkisi altında, en güzel ve özel güneş doğuşu ile batışının görüldüğü, eski adıyla Asin yeni adıyla Güllük körfezi kıyısında,bir yanda Karia Uygarlığı merkezi İASOS -Kıyıkışlacık Antik Kenti’nin yer aldığı, Ünlü Bodrum koyları ile çevrili, dünyanın tek uyku vadisi’nin yer aldığı, Yörük-Türkmen eşsiz Milas halı ve kilimlerinin kapışıldığı, balık çeşitleri bakımından zengin durgun ve dalgalı deniz sularının serinlettiği, çevresinde doğal beslenme ürünlerinin yetiştiği ve ünlü sebze, meyve ve giyim pazarların kurulduğu, yakın çevresinde mermer ve feldisbat gibi maden yatarklarınca zengin, limanından en büyük ihracatın ve deniz taşımacılığının yapıldığı çok yönlü, renkli ve zengin bir belde olan Güllük’te ünlü “Belgesel Günleri” nin yapılması anlamlı ,etkili ve yararlı olup desteklenmeli ve takdir edilerek bu konuda gayret gösteren ve başarı ile hizmet verenleri ve belgesel yöneticilerini kutlamak gerekmektedir.

Bütün tarihi,kültürel ve doğal zenginleri ile belgesellere konu olacak Güllük’te yabancı ve yerli konukların yoğunlaştığı yaz ayları anlamlı bir şekilde değerlendirilebilir. Kentlerin tanıtımında belgesellerin yeri ve önemi unutulmamalıdır.Geçmişi ve anı belgelemek ve geleceğe görsel bir eser armağan etmek insanlığa en büyük hizmettir.

PAYLAŞ
Önceki İçerikAlmanya sıkı önlemler alıyor
Sonraki İçerikYaşlı futbolcu cenneti olduk!
Yahya Aksoy
Yozgat Boğazlıyan'da doğdu. İlk ve orta öğrenimi takiben iki ayrı fakülteden ve Askeri Akademiden mezun oldu. MEB , Kültür ve Turizm Bakanlığında üst düzey yönetici ve genel müdür olarak görev yaptı. İngilizce bilen, şair ve "Tarihi İpek Yolu" kitabı yazarı, evli ve üç çocuğu bulunan Aksoy, Ankara'da yaşamaktadır.