Ana Sayfa Yazarlar 29 yılda Türkiye’de ne değişti

29 yılda Türkiye’de ne değişti

396
PAYLAŞ

Türkiye’de medyada 1986 yılında çalışırken, 25 yaşında İsveç’e göç ettim. Türkiye’nin sayılı basın kuruluşlarından zamanın efsane ajansı Anka Haber Ajansı’nda uzun yıllar çalıştım. Zamanın önemli liderleri İstanbul’a yada Marmara bölgesine geldiklerinde temaslarını izlemek için yakın takipteydim. Türkiye siyasi tarihine damgasını vurmuş önemli liderleri ve siyasi kimlikleri bugün rahmetli olan , Turgut Özal, Erdal İnönü bugün Allah uzun ömür versin Hüsamettin Cindoruk ile birebir gazeteci olarak temaslarım oldum. Gazeteci-siyasetçi olarak hatıralar kaldı. Seçimlerde Trakya ve Marmar bölgesinde attıkları adımlara bende eşlik ettim. 12 Eylül darbesinin lideri ’in mitinglerini çok yakından izledim. Bir kere koruma anlamında şimdiye göre çok büyük rahatlık vardı. Bazen kendi kendime sorardım, bir güvenlik zafiyetimi var diye. Bugün başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun sıkı korumalarını gördüğümde, vay be bizim zamanımız da böyle önlemler hiç yoktu diyorum. Bunları neden anlatıyorum, İsveç’te 29 yıldır yaşayan bir İsveç-Türk basın mensubu olarak çok şeylerin değiştiğine tanık oldum. O dönemin yaşıt meslektaşlarım ve abilerimin de takdir edeceği gibi siyasetçi-gazeteci arasında çok güzel bir ahenk vardı. Kenan Evren gibi bir darbe lideri sert olması gerekir değili mi? yanına yaklaşılmaz, soru sorulamaz sert, mesafeli diye Samimiyetle söylüyorum bugünün zirvedeki liderlere baktığınız da gerçekten, vay be dedirtiyor. İyi ki, o güzel dönemleri yaşadığım için kendimi şanlısı görüyorum. .
O DÖNEMLERİ BİLENLER DE SANIRIM BİR AH ÇEKİYORDUR

 

tandoğan
Keza bu örnekler diğer siyasi liderler rahmetli Turgut Özal, Erdal İnönü için de aynıydı. Turgut Özal ve Erdal İnönü, hangi medya mensubu olursanız hiçbir şey fark etmezdi. Şimdiye göre mükayese etsek Turgut Özal’ın bir Anka Haber Ajansı muhabirinden uzak durması gerekirdi, yada gideceği bir yere yasak koyması gerekirdi. Bunlar Türkiye’nin güzellikleri idi bugün ise öylemi. Araya kara kediler girdi. Ahenk bozuldu. Siyasetçi ile medya neredeyse savaşıyor. Böyle bir savaşta toplum etkilenmez mi? O zaman sol görüşlü bir ajans olarak bilinen Anka muhabirleri her zaman Özal’dan güzel manşet haberler çıkarmıştır. Erdal İnön de diğer liderler gibi tam bir gazeteci dostu ve çok samimi bir halk insanıydı. 1980’lerin başında Trakya gezisi sırasında bir akşam yemeğinde yorgunluk atarken, basın mensuplarının masasına gelerek günün değerlendirmesi yapması hala hafızalarımda o günleri yaşamış bir Türk basın mensubu olarak gerçekten çok mutluyum. Bugünkü gazeteci meslektaşlarım adına ise çok üzülüyorum. Bugün ya yandaş medya mensubu olacasın. O zaman bu zatlarla belki bir araya gelebilirsin.Tabii ki, bir de yandaş medya olduğun için o insanların karşısında soracağın soruları bir gazeteci olarak mı? yoksa yalaka olarak mı? soracaksın bu işin en son tarafı. Zaten Ak Parti ideolojisini benimseyen gazeteciler ya TRT içerisinde yada yandaş medyada yerlerini almışlar her gece iktidarın sesi olarak karşımıza çıkıyorlar. Bunlar şarlatan mı? Ya da gazeteci mi? diye sorup inanın isyan ediyorum. İşte 29 yılda Türk medyası nereden nereye gelmiş. Hep deniyor ya, Türkiye kalkındı, nerden nereye geldi diye, aslında kendini kandırıyor. Sadece, kalkınmayı, gelişmeyi plazalar, AVM’ler, tüp geçitler, paralı yollarda bulanlar, manevi huzuru bulamadıktan sonra ne yazar.
İSVEÇ’İN ESKİ BAŞBAKANI TÜRK RESTORANINDA BİRASINI İÇİYOR

tandoğan1İsveç’te yaşayan Türkler neden mutlu biliyormusunuz, sokaktaki insan ile zirvedeki lider arasında hiç bir fark yok. Her alanda eşitler. Geçenlerde Stockholm’de restoran işleten Taverne Efes’in ortağı Ali Akan ile sohbet ederken, Olof Palme’den sonra Başbakan olan ve 2 dönem İsveç Başbakanlığı yapan İngvar Carlsson, arkadaşları ile birlikte her hafta restoranlarına gelip bira içiyormuş. Bunu bana anlatırken de İngvar Carlsson içeriye girdi ve sohbete başladı. İşte insanlar bunlardan mutlu oluyor. Halk ile basın mensubu ile aralarına sınır, güvenlik duvarı çekmiyorlar. Hem de burası neresi biliyormusunuz, sokakta öldürülen Başbakan Olof Palme ve Dışişleri Bakanı Anna Lindh’in ülkesi İsveç. İşte bizimkiler herzamanki gibi Kral’dan daha fazla Kralcı olduklarını gösteriyorlar.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam