SİVAS Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde bulunan ‘Kurutulmuş Bitki Müzesi’ olarak da adlandırılan ‘Herbaryum’da farklı bölgelerden toplanmış yaklaşık 25 bin kurutulmuş bitki bulunuyor.

1983 Yılında CÜ Fen Edebiyat Fakültesi içerisinde kurulan ‘Herbaryum’da, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden, değişik araştırmacılar tarafından toplanmış 25 binin üzerinde ve 20 yıl önce kurutulmaya bırakılan bitki örnekleri bulunuyor. Müzedeki bitki örnekleri mevsime bağlı kalmaksızın biyoloji, tıp, eczacılık, ziraat ve ormancılık gibi birçok alandaki araştırmalara hizmet ediyor. ‘Kurutulmuş Bitki Müzesi’ hakkında bilgi veren CÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd.Doç.Dr. Erol Dönmez, 1991 yılında göreve başladığını ve o tarihten bu yana kurutulmuş bitki örneklerinin belli bir sistemle düzenlenerek saklandığı yer olan herbaryumun hem kurulmasında hem de geliştirilmesinde aktif rol aldığını söyledi.

Sivas ve çevresi başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yapılan arazi çalışmalarında toplanan bitki örneklerini üniversiteye getirdiğini belirten Dönmez, doğadan toplanan taze bitki örneklerini kurutma kağıtları içinde presleyerek kuruttuklarını, daha sonra bunları özel kartonlara yapıştırdıklarını belirtti. Dönmez, “Herbaryumumuzda yaklaşık 25 bin civarı örneğimiz var ve çalışmalarımız halen devam ediyor. Bu örnek sayısını yapıştırılacak, işlemleri sürecek bitkilerle birlikte 30 bine çıkarabiliriz. Eleman olmaması yüzünden bu işleri hızlı bir şekilde yürütemiyoruz ve şu anda da herbaryumda bitkilerin sayımını yapıyoruz. Yaklaşık 5 yıldır herbaryumu yeniden revize edip özellikle kartonlarda kalmış bitkileri zarar görmüşleri ve etiketlerini değiştirip bunları bilgisayar ortamına taşıdık” dedi

“DİĞER ÜNİVERSİTELERLE İŞBİRLİĞİ İÇİNDEYİZ”

Yurtiçi ve yurt dışında faaliyet gösteren üniversitelerle işbirliği içerisinde olduklarını söyleyen Dönmez, “Sivas’ta bin 530 civarı bitki taksonu bulunmakta, bin 400 civarında da bitki türü var ve yaklaşık olarak 400 civarı endemik bitki var. Sivas bu yönden baya zengin bir yöre ve bu bitkilerin hepsi bizde yok. Tümünü toplayabilmek için çalışıyoruz. Burada Sivas’taki bitkisel çeşitlilik ile ilgili bir çok çalışma gerçekleştirdik. Bunun yanında diğer fakültelerle veya diğer bölümlerle işbirliği halinde birçok multidisipliner çalışmamız oldu. Hatta 2005 yılında bizim biyoloji bölümü, Avrupa Birliği (AB) kriterlerine göre Türkiye 3’üncüsü olmuş bir bölüm, o dönemlerde gayet yoğun yayınlar yaptık.
Yerli bilim adamlarını bırakın, Yunanistan Atina Üniversitesi’nden 2 bilim adamıyla ortak bir proje hazırlayıp yurt dışı yayınlar çıkardık. Yurt içinden veya yurt dışından yabancı ve yerli araştırmacılar bitkilerle ilgili yapmış oldukları çalışmalar için bu herbaryumlardan faydalanıyorlar, buradaki örnekleri inceliyorlar. Belli bir bölgenin florası ile ilgili bilgi almak için herbaryumları kullanabiliyorlar. Bunun yanında da belli bir bitki grubuyla çalışıyorsak o bitki grubuna ait örnekleri herbaryumları dolaşarak inceliyoruz. Buradaki örnekler çok kıymetlidir. Kartonları tutarken bile iki elle tutmanız gerekiyor. Kartonun bükülmemesini sağlamak gerekiyor. Çünkü bitki kırıldığı zaman, herhangi bir yeri zarar gördüğü zaman bitki artık kullanılmaz hale gelebiliyor. Tekrardan o bitkiyi gidip toplamak zorunda kalabiliyoruz” diye konuştu.