Ana Sayfa Yazarlar 20 TEMMUZ BARBARLIĞI (2)

20 TEMMUZ BARBARLIĞI (2)

46
PAYLAŞ

Suruç vahşetinden sonra hedef tahtasına oturtulan ve iki kez Davutoğlu tarafından ortak açıklamaya çağrılan partilerden ’yi “siyaseti kanla kirleten” olarak suçlamasının başta gelen nedeni ise, ’nin, Erdoğan’ın başkanlık düşü ile AKP’nin tek parti iktidarını sonlandırmasıdır. IŞİD’in Kobani’ye saldırısını “Kobani ha düştü düşecek” diye olumlayan ve Kuzey Suriye’de PYD (Demokratik Birlik Partisi) tarafından amaçlanan özerk bölge yapılanmasına “neye mal olursa olsun buna izin verilmeyecek” diyerek karşı çıkan Erdoğan’ın Sosyalist gençlerin Kobani’yi yeniden yapılandırmaya koşmalarına sıcak bakmayacağı ise bir sır değildir.
Bu yargımı güçlendiren bir kanıt ise, Erdoğan’ın rutin bir dış gezisini kesmeyip sürdürmesi ile sözde de olsa canları alınan yurttaşları ve onların ailelerine karşı sergilediği kayıtsızlık ve umursamazlık olmuştur. Barbarlığın IŞİD ile ilintili olduğu savlanan birine mal edilmesine karşın, IŞİD’in suskunluğu ise ilginç. Bu nedenle soruşturmanın güvenilir ve kuşkuları ortadan kaldırıcı biçimde yürütülmesi ve bunu iktidar memurları eliyle değil de, Meclis Araştırması yöntemi ile yapılmasında sayılmaz yarar bulunmakta.
Dört siyasal parti tarafından “kardeş kavgası çıkarmak” tanısı konulan bu barbarlık sonrasında, “kardeşler(!) birbirlerinin boğazına sarılmanın yeni bir fırsatını bulmanın şehvetini gösterir örnekler sergilemekteler . Bahçeli, içi boş kınamasının arkasından, kardeşlerinden (!) katliama uğrayanları “amaç ve yöntemleri halis ve ahlaki olmayanlar” olarak suçlama acımasızlığını sergileyebiliyor ve Hükümete, “sosyalist gençlerin(kardeşlerinin!) seyahat hak ve özgürlüklerinden neden yoksun kılınmadıkları” suçlamasını yöneltebiliyor.
Seçildikten sonra ilk kararı 2,5 ay tatile çıkmak olan TBMM üyeleri ise, seçmenlerinden 36 sının katledilmesini önemsemiyorlar bile. Başbakan bir yandan partileri teröre karşı ortak bir açıklamaya çağırırken, öte yandan ise, kardeşlerinden(!) HDP’yi “”siyaseti kanla kirleten” olarak suçlayabiliyor. CHP ise, bir yandan, “uslu ve uyumlu muhalefet” örneğini sergilerken, öte yandan da, “neden ulusal yas” ilan edilmiyor sorusu ile muhalefet yapar rolünü oynuyor. Yahu siz, iktidar ve 1150 odalı külliyenin muktedirin,, kendilerine oy vermeyenleri “vatan haini” olarak adlandırdıklarından habersiz misiniz? “Vatan hainleri(!) için ulusal yas ilan edilir mi, Rabia ve Suudi Kralı varken? Birbirinin boğazına sarılmış onca kardeş(!) varken, kardeş kavgasını çıkartmak çabasına ne gerek var ki!

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam