Ana Sayfa Yazarlar 1915 Olayları ve Balık Hafızamız!

1915 Olayları ve Balık Hafızamız!

114
PAYLAŞ

Alman Parlamentosu’nda, Anadolu’daki Ermeni nüfusunun bir bölümünün ölümü, diğer bir bölümünün ise Anadolu’nun güneyine sürülmesi konusunda 1915 yılında yaşanmış hadiselerin ‘Soykırım’ olarak tanınmasını öngören bir karar tasarısının bugün oylanması beklenmektedir.

Söz konusu tasarıda Osmanlı Devleti’nin yaklaşık 1,5 milyon Ermeni’nin öldürülmesinden sorumlu olduğu, o dönemde Osmanlının müttefiki Almanya’nın ise bu olayın önlenmesi için herhangi bir müdahalede bulunmadığı iddia olunmaktadır. Tasarının ‘Yeşiller Partisi’nce kaleme alınmış bulunmasına rağmen ‘Sosyal Demokrat Parti’ ve hatta Başbakan Merkel’in lideri bulunduğu ‘Hıristiyan Demokratik Birliği’ tarafından destekleniyor olması, anılan tasarının kabul olunarak yasallaşacağına delil teşkil etmektedir.
Kuşkusuz bu tasarının kabulü ile birlikte Türkiye-Almanya ilişkilerinde önemli bir krizin yaşanacağı muhakkaktır. Karar tasarısının daha önce Parlamento platformuna gelişini engelleyen Merkel’in bu kez başarılı olamayışının ardında birbirine doğrudan bağlı birkaç neden bulunmaktadır.
Bunlardan ilkini, 2005 yılından bu yana Almanya’da başbakanlık koltuğunda oturan Merkel’den kurtulmak arzusu oluşturmaktadır. Merkel’in, Türkiye ile AB arasında Suriyeli sığınmacıların iadesi ile Türk vatandaşlarına vize serbestisi getirilmesi için gösterdiği çabalar ülkede hoşnutsuzluğa yol açmıştır.
İkinci neden ise ülkemiz yetkililerince yukarıda bahsedilen anlaşmanın uygulanmasının ‘ilave şartlar’ konulduğu iddiasıyla durdurulacağı söylemleridir. Bu iddialar, Alman parlamenterleri arasında ‘Türkiye’nin şantajına boyun eğilmekte olduğu’ görüşünün yayılmasına hizmet etmiştir.
Üçüncü neden ise psikolojiktir. Almanya, İkinci Dünya Savaşı sırasında gerçekleştirdiği Yahudi Soykırımı’nın manevi baskısını hala yaşayagelmektedir. Bu kez Osmanlıya bu sıfatı tanıyarak, soykırımın sadece kendilerince yapılmadığını göstermek ve kendilerini rahatlatmak amacı güdülmektedir.
Bugünkü oylamanın ardından Berlin Büyükelçimiz belli olmayan bir süre için istişarelerde bulunmak üzere Ankara’ya geri çekilecek, ülkemizdeki Almanya Temsilciliklerine kara çelenkler bırakılacak ve zaten kara bir yıl geçirmekte olan turizmimiz bir darbe daha yiyecektir. Ama bunlardan daha elim olmak üzere, ülkemizin AB’ne üye olmak yönündeki iradesi budanacaktır. Hoş zaten hâlihazırda bu iradenin ne denli güçlü olduğu da geçerli bir soruyu teşkil etmektedir.
Tarihsel olayların araştırmacılarca yapılacak yorumlarla aydınlatılması gerekirken siyasi manevralara konu edilmesinin önüne geçmeye bugün için imkân yoktur. Bu kez Almanya’nın alacağı kararın, iki ülke arasındaki yoğun ekonomik ve siyasi ilişkiler çerçevesinde şiddetli bir deprem etkisi yaratması beklenmelidir. Ancak Osmanlı İmparatorluğu’nu hınzırca Birinci Dünya Savaşı’na çeken, PKK’yı yıllardır desteklemiş, hatta ülkemize sattığı askeri malzemenin bu terörist örgüte karşı kullanılmasını dahi yasaklamış olan, ülkemizin AB üyeliğine her fırsatta karşı olduğunu belirten Almanya’ya karşı meşhur ‘balık hafızamızın’ kendisini göstereceğine eminim!
Almanya da bu huyumuza güveniyor olmasın?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam