Ana Sayfa Yazarlar 15 Temmuz Demokrasi Saldırısı

15 Temmuz Demokrasi Saldırısı

137
PAYLAŞ

Türkiye, 15 Temmuz 2016 Cuma günü akşamı unutulmayacak acı bir darbe girişimi yaşadı.

Ankara semalarında sabaha kadar jet uçakları alçak uçuş yaptılar. Helikopterler kendi insanı üzerine ve TBMM’sine bomba yağdırdı.
Kötü bir geceydi. Olayı Başbakan’ın “kalkışma teşebbüsü” duyurusu ile öğrendik. Sonra bir cep telefonu bağlantısı ile Cumhurbaşkanı halkı direnişe davet etti. Sevindirici olan askerlerimizden küçük bir grubun bu işin içinde oluşu idi. Garip olan da saat 22.00’de ihtilal başlatılmış olması idi.
Saat 23.00 sıralarında TRT Haber normal yayınını kesti. TRT binası ihtilalci askerler tarafından işgal edilmişti. Spiker hanımın eline tutuşturulan bildiriyi zorla okuyuşu sırasında yüzündeki hüznü ve korkuyu hiç unutmayacağım.

Darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlandı. Bu başarısızlık Türk Demokrasisi için büyük bir zaferdi. Bu zaferin kazanılmasında dik durmasını bilen iktidar partisi yanında muhalefet partilerinin, darbeyi desteklemeyen askerlerimizin, bağımsız Türk basınının, halkın, polisin büyük payı vardır. MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli’nin saat 23.00’de verdiği net mesaj etkili olmuştur. Türk demokrasisine sahip çıkan bütün kurumlara ve kişilere teşekkür borçluyuz.

Darbe girişimi püskürtüldü. Ama iktidar bu gece de halkın nöbette olması için uyarılar yapıyor. Camilerde salalar veriliyor ve halk demokrasi nöbetine çağırılıyor. Sahil Komutanlığında, Genel Kurmay binasında ve bazı birliklerde bazı darbeciler direnmeye çalıştığı duyuruluyor. Anlaşılan, Ankara Akıncılar Üssünden yeni jetlerin ve silahlı helikopterlerin yeniden havalanarak TBMM’ne ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na saldırılar yapmasından korkuluyor.
Medyada arkadaşlarımın paylaşımlarını okudum. Pek çoğu sağduyulu, itidalli, birlik ve beraberliğe çağıran mesajlar. Bir öğrencim tankların üzerine çıkan ve tankları teslim alan halktan bazı kimselerin yaptığı üzücü olayları öne çıkarmış. Biz her zaman söyledik. Emir veren kişi ile emir kulu olan kişinin sorumluğu farklıdır. Rütbesiz veya küçük rütbeli asker emir kuludur. Öyle inanıyorum ki pek çoğu “teröre karşı” tedbir almak için Ankara’ya girmiştir. Aynı düşünceyi Balyoz ve Ergenekon davalarında da yaşamıştık. Asker bizim askerimizdir, Mehmetçiğimizdir, göz bebeğimizdir. Olayların bastırılması sırasında ve hukuk süreci içerisinde bu noktayı gözden uzak tutmamak zorundayız.
15 Temmuz Türk Milletinin Demokrasi Zaferi olarak tarihe geçecektir. Şehitlerimize binlerce rahmet, binlerce minnet. Hepimize geçmiş olsun.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam