Ana Sayfa Güncel 10 Yanlışla gelen çok ağır fatura

10 Yanlışla gelen çok ağır fatura

34
PAYLAŞ

Suruç’taki katliam, Hükümeti’nin yıllardır ardı ardına yaptığı dış politika yanlışlarının sonucu yaşandı.
Birinci yanlış, Suriye’de Esad yönetiminin düşman ilan edilmesi ve bu meşru yönetime karşı mücadele eden kimi güçlere yardımda bulunulmasıydı. Böylece Suriye kanlı bir iç savaşın içine girdi.
İkinci yanlış, Batı ülkelerinin Türkiye’deki üsleri kullanarak IŞİD’e yönelik operasyon yapmasına izin verilmesiydi. Bu kararla hiç gereği yokken kanlı bir terör örgütünün hedefi olundu.
Üçüncü yanlış, Suriye’den kaçan herkese kapıların açılması ve giriş yapanların ülkenin dört bir yanına dağılmalarına göz yumulmasıydı. İç savaştan kaçanlar mutlaka kamplarda barındırılmalı, buralardan dışarı çıkmalarına izin verilmemeliydi.
Dördüncü yanlış, sözde müttefikimiz ülkelerin her isteklerine boyun eğerken onlara Suriye topraklarında güvenli bir bölge oluşturma görüşünün bir türlü kabul ettirilemeyişiydi.
Beşinci yanlış, ülke güvenliğinden birinci derecede sorumlu olan Milli Güvenlik Kurulu’nun enerjisini komşudaki büyük iç savaşın yarattığı tehlikelere yöneltmek yerine ağırlıklı olarak “” üzerinde harcamasıydı.
Altıncı yanlış, “Paralel Yapı” ile mücadele adı altında Emniyet örgütünde şimdiye kadar benzeri görülmemiş bir tasfiye ve yer değiştirme operasyonunun yapılmasıydı. Bunun sonucu, kimi deneyimli istihbaratçıların hapse atılması, kimi istihbaratçıların da pasifize edilmesi, yani istihbarat sisteminin topyekun zaafa uğraması oldu.
Yedinci yanlış, klasik deyimle birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde ülkenin kutuplaşmasına hizmet edilmesi ve adeta Ak Partililer ve Ak Parti karşıtları olmak üzere ikiye bölünmesine yol açılmasıydı.
Sekizinci yanlış, Ergenekon ve Balyoz operasyonlarıyla morali bozulmuş ordunun eski gücüne kavuşmasını sağlayacak, yapılan haksızlıkları telafi edecek adımların atılmayışıydı.
Dokuzuncu yanlış, “Başkomutan” sıfatını da taşıyan ve Anayasa gereğince tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı’nın adeta Ak Parti Genel Başkanı gibi meydan meydan dolaşıp mitingler düzenlemesi, siyasetin tam ortasında yer almasıydı.
Onuncu yanlış, milletvekili genel seçimi 7 Haziran’da yapıldığı halde 21 Temmuz itibariyle henüz bir hükümetin kurulamayışı, ülkenin geçici bir hükümetle emaneten yönetilmek zorunda bırakılmasıydı.
++
Evet…
Siyaset, yanlış yapma sanatı olsaydı, Ak Partililer herhalde bu sanatın en gözde ustaları olurdu.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam