UNESCO 1995 yılını “ ULUSLARARSI HOŞ GÖRÜ YILI” ilan etmişti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürü olarak, büyük bir özenle ve heyecanla 10-12 Haziran 1995’de “ULUSLARARASI HOŞ GÖRÜ KONGRESİ” ni Antalya Üniversitesiyle işbirliği yaparak düzenlemiş ve üç ay içinde bildirileri kitap haline getirerek tüm ilgililere ve kütüphanelere ulaştırmıştık.

10 Aralık İnsan Hakları günü nedeniyle,bütün katılımcı ülke temsilcileri tarafından 12 Haziran 1995 tarihinde Antalya’da imzalanan “Uluslararası Hoşgörü Kongresi Sonuç Bildirgesi”ni sunuyorum:

“Uluslararası Hoşgörü Kongresi,10-12 Haziran 1995 tarihleri arasında Kültür Bakanlığı ile Akdeniz Üniversitesi işbirliğinde,Antalya’da gerçekleştirilmiştir. Kongre boyunca, proğramları ayrı olan siyasal parti temsilcileri; dini inançları,ideolojilerii, hatta dilleri birbirine benzemeyen bilim ve sanat adamları, T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı,Ermeni Patrikliği ve Musevi Hahambaşılığının temsilcileri aynı masada,yanyana oturmuşlar, fikirlerini, inançlarını serbestçe belirtmişler, karşı fiikirleri sabırla,anlayışla dinlemişlerdir.

Çalışma sonunda aşağıda belirtilen ortak görüşlerin,Türk ve Dünya kamuoyuna duyurulmasına karar verilmiştir:
1-Aslında dinler, siyasi rejimler, ideolojiler, insanlığın mutluluğunu, evrensel barış içinde yaşamasını öngörür. Böyle olduğu halde, dünyamızda dinler,ırklar ve ideolojiler arasında kanlı çatışmalar görülmektedir.Bu çatışmaların temelinde hoşgörü eksikliği vardır.
2- Kongre, bu üzücü durumun sona erdirilmesi için ailenin,okulun, çeşitli toplumsal örgütlerin,bu arada Birleşmiş Milletlerin,siyasi partilerin, hükümetlerin,uluslararsı örgütlerin ve özellikle kitle iletişim araçlarının büyük sorumluluğu olduğuna inanmaktadır. Bu bağlamda kongre, hoşgörünün egemenliği için bu kurumların sürekli olarak işbirliği içinde çalışmalarını diler.

3- “72 millete bir göz ile bakmayı” geçmiş kültürden miras alan Türkiye Cumhuriyeti, bu mirası daha da güçlendirerek kendi çocuklarına , başka dinlerin ve başka etnik grupların çocuklarına aktarmak kararındadır. Hoşgörünün bütün insanlar ve bütün toplumlar tarafından aynı kararlılıkla desteklenmesini diler ve bunu gerçekleştirmek için kongre,din, dil,ırk,ideolojik etnik köken ayrımı düşünmeksizin bütün insanları işbirliğine çağırır.”
Dilerim bu bildiri metnini okuyanlar, paylaşarak ve çoğaltarak başkalarının da okumasına yardımcı olurlar. Bu, ülkemiz ve dünya barışı için en önemli bir insanlık görevidir.