1 milyon kişinin hayatı tek adam rejimi uğruna heba edildi

0
43

CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, “2016 yılı Aralık ayı İş Gücü İstatistikleri, resmi işsizlik oranının aralık ayında son 7 yılın zirvesine çıkarak yüzde 12,7’ye ulaştığını ortaya koydu. Yaklaşık 1 milyon kişinin hayatı, sadece 2,5 yılda, tek adam rejimi uğruna heba edildi” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Böke, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre açıklanan işsizlik oranıyla ilgili yazılı bir açıklama yaparak, işsizliğin bir rekor daha kırdığını belirtti. Türkiye’de 6 milyon 787 bin hanenin yüzünün gülmediğini savunan CHP’li Böke, şunları kaydetti: “16 Nisan’da Türkiye rejim değişikliğini oylamak için sandığa gidecek. Sandıkta 80 milyonun karşısına konan tercih şu: milyonları yok sayan bir tek adam rejimini mi derinleştireceğiz yoksa milyonların kararlara ortak olduğu demokrasiyi mi inşa edeceğiz. İşte bu tercih öncesi son resmi işsizlik verileri, TÜİK tarafından bu sabah açıklandı. Sandıktan önceki bu son resmi veriler, bir yandan enflasyon, ekonomik daralma, yüksek faiz ve TL’deki değer kaybıyla nefesi kesilen 80 milyonun, tarihi bir işsizlik altında ezildiğini de bir kez daha ortaya koydu. Bugün açıklanan 2016 yılı Aralık ayı İş Gücü İstatistikleri, resmi işsizlik oranının Aralık ayında son 7 yılın zirvesine çıkarak yüzde 12,7’ye ulaştığını ortaya koydu. Şu anda resmi rakamlara göre 3 milyon 872 bin kişi işsiz. Umudunu kaybetmiş, çalışmaya hazır vatandaşlarımız ve zamana bağlı eksik istihdam edilenler de dahil edildiğinde gerçek işsizlik yüzde 20,6, gerçek işsiz sayısı da 6 milyon 787 bine ulaşmış durumda. Yani şu anda 6 milyon 787 bin vatandaşımız işsiz, mutsuz, umutsuz ve evine ekmek götüremiyor. Yani 6 milyon 787 bin hanenin yüzü gülmüyor”

“FİİLİ BAŞKANLIK DÖNEMİ TEK ADAM REJİMİNİN NASIL MİLYONLARI YOK SAYDIĞINI GÖSTERİYOR”

CHP’li Böke, şöyle devam etti: “Gençler arasında işsizlik ise son 8 yılın zirvesine çıktı. 15-24 yaş arası gençlerde işsizlik oranı 2016 Aralık itibariyle yüzde 24’e yükseldi. Sadece 2,5 yıllık Fiili Başkanlık döneminde, yani 2014 Ağustos ayından itibaren genç işsizlikteki artış ise 219 bin kişi. Yaklaşık her 4 gençten biri işsiz. Daha da vahim olan, şu anda ne istihdamda, ne de eğitimde olan gençlerimizin sayısı sadece 1 yılda 171 bin kişi artarak 2 milyon 955 bin kişiye ulaştı. Yani şu anda 3 milyon gencimizi kaybediyoruz. Çok söze gerek yok. Türkiye’nin 2,5 yıldır yaşadığı Saray düzeninin getirdiği bu sonuç, bu düzenin devam etmesi halinde işçisiyle, memuruyla, genciyle, yaşlısıyla hepimize nasıl bir gelecek dayattıklarının da kanıtı. 2,5 yıldır yaşıyor olduğumuz Fiili Başkanlık dönemi tek adam rejiminin nasıl milyonları yok saydığını gösteriyor. Fiili Başkanlık dönemini ortaya çıkartan Saray düzeninin sonucunda 2,5 yılda 928 bin vatandaşımız daha işsiz kaldı. Yaklaşık 1 milyon kişinin hayatı, sadece 2,5 yılda, tek adam rejimi uğruna heba edildi. Oysa işsizlik kimse için kader değil. İşsizlik, istihdam yaratacak ekonomik düzeni kurmak yerine, kendine yakın elit bir kesimin projelerini finanse etmeyi tercih eden Hükümet politikalarının sonucu”

“DEMOKRASİ İLE TEK ADAM REJİMİ ARASINDAKİ TERCİHTİR”

Anayasa değişikliği referandumuyla ilgili ‘Bu tercih demokrasi ile tek adam rejimi arasındaki tercihtir’ diyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Böke, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bir ülkeyi işsizler ordusuna dönüştüren, 6 milyon 787 bin vatandaşı ve onların ailelerini işsizlik ve umutsuzlukla baş başa bırakan bu düzen, milyonlarca vatandaşının işsizliğin altında ezildiğini dert edinmek yerine, koskoca bir ülkeyi rejim değişikliği için sandığa götürüyor. Çünkü dert 80 milyonun işi, emeği, geçimi değil, dert kendi siyasi hesapları Rejim değişikliği ısrarı, 1 milyon 186 bin genç işsize çözüm olacak mı? Hayır. 1 milyon 511 bin işsiz kadına iş sağlayacak mı? Hayır. İş aramaktan artık umudunu kesmiş 2 milyon 418 vatandaşa umut olacak mı? Hayır. Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla hepimiz, 16 Nisan’da bir tercih yapacağız. Bu tercih demokrasi ile tek adam rejimi arasındaki tercihtir; bu tercih, ‘iş yaratan, üreten ve adil bölüşen bir Türkiye’ ile ‘milyonları işsiz bırakan’ bu düzen arasındaki tercihtir. Bugün artık kalkınan, büyüyen, refahını adaletli, eşit bir biçimde paylaşan, evine ekmek götürebilen, umutlu ve aydınlık bir Türkiye hikayesi yazmanın zamanıdır. Gelin umutlu ve aydınlık Türkiye hikayesini ‘Hayır’larla birlikte yazalım”